ChatCity sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç ve kendi radyo yayınını yap

Forum sayfaları sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç erkek kız arkadaş bul

sohbet banner
tavla okey sohbet forumu
sohbet, okey, tavla, chat
19 Mayıs 2022, Perşembe 15:08   
kız arkadaş sohbet linki

 

ChatCity Forum
Chatcity Forumlarında mesaj yazmadan önce Forum Kurallarını mutlaka okuyunuz...

  HurrosH> Forum Mesajları
    HurrosH'e ait Toplam 206 Forum Mesajı var
<<1 234567891011...21>>


HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Mühim Mevzular >Politika, Tarih >19 MAYIS 1919>
  18.May.2022 Çar 23:36:19


Yukarıdaki harita, Kurtuluş Savaşı başlamadan önce, işgalci devletlerin vatanımız üzerindeki son pozisyonu.

19 Mayıs hasebiyle sosyal medya, iletişim güncelemelerinde sürekli Atatürk`lü, bayraklı, yazılar/görsellere rastlıyorum. Herkes cumhuriyeti ve vatanımızı seviyor. Bundan memnunum! Ama düşüncelerim burada birçok vatansever insandan ayrılıyor. 
  Irmağının akışına öldüğümüz bu ülke var ya hani; sağa sola atılan çöplerle, plastik atıklarla felakete sürükleniyor. Bizden başka canlıların yaşam alanları yok oluyor. Bu ülkeyi çok seviyoruz değil mi? Kaybettiğimiz milli değerlerimizin, doğal güzelliklerimizin ve kıymetli topraklarımızın peşkeş çekilmesine bakarak... hiç uğruna öldürülen evlatlarımızın arkasından "vatan sağolsun" klişesine sığınıp vicdanımızı rahatlatarak. Her fırsatta kötü eleştirilere maruz kalan Atatürk ve cumhuriyet rejiminin, kadınlar ve çocukların hayattaki yerini korumak için yaptığı kanunları unutarak... işçinin, çiftçinin, köylünün değerlerini hiçe sayarak. 
  Milli maçta galibiyete sevinmek, 82 Musul  83 Kerkük demek, ticari ilişkileriminizin olduğu ülkeleri boykot etmek vatanseverlik duygusuna yetmez. 
  İşçisiyle, çiftçisiyle, inanç, din, dil, ırk gözetmeksizin tüm insanların haklarına özen göstererek, bizim olanı koruyarak(!) milli değerlerimiz olan her şeye sahip çıkarak vatansever olmamız temenisiyle... 19 Mayıs Atatürk`ü Anma (!) Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.


HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Geyik Muhabbet >Öylesine muhabbet >Günün Sözü>
  26.Nis.2022 Sal 00:17:41
"Ata kızarak eşeği yol arkadaşı seçenin gideceği yer ahırdır"

Her günün sözü!




HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Haber >Güncel haberler >İlber Hoca gözüyle>
  19.Nis.2022 Sal 22:28:29
Aslında bi bakıma sığır yetiştirmek için harcandı sayılır. Ama bu et fiyatlarına yansımadı.


HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Kültür Sanat Hobiler >Yemek tarifleri >TANEM`le Çay Saati...>
  19.Nis.2022 Sal 22:24:39
Tarif başarılı... mutlaka bir yerlerde bir eksiklik olmuştur. Ya da sen patatesli böreği sevmiyorsundur. Bir de el lezzeti denen bir şey var. Kimileri tarifi birebir uygulasa bile aynı lezzeti yakalayamıyor.


HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Geyik Muhabbet >Öylesine muhabbet >Bizim Hikayemiz...>
  18.Nis.2022 Pzt 20:10:30
Valla bu hikaye herkesin. Sizler de bu noktadan alıp, istediğiniz noktaya taşıyabilirsiniz Crotch Bey(!)cim.  


HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Geyik Muhabbet >Öylesine muhabbet >Bizim Hikayemiz...>
  18.Nis.2022 Pzt 15:08:41
Crotch :
HurrosH Hanım..

Geçiş olmamış, önceki partlarla irtibatsız olmuş ve en önemlisi bir önceki partın yarım bırakıldığı yerden devam edilmemiş. Tabiki bunlar benim eleştirim ..

Yineliyorum uzun partlar gerekmedikçe kullanılmamalı bence. Benim fikrim bu yönde.. 

 
Pek kıymetli Crotch Bey (!) Şimdi geçiş şöyle; bazı romanlarda, filmlerde dizilerde olaylar örgüsü normal seyrinden bir rüya veya bir hayal şekline gider. Esin`in yazdığı bölümün sonunda Handan uçağa biniyor, iniyor, hızlı bir şekilde ilerliyor olay örgüsü. Şimdi arada yaptığımız kulis değerlendirmelerini okumadığımızı düşünürsek, sadece hikaye bölümlerini ard arda okursak aslında o zaman bütünlüğü görürüz. Esin`in hikayesinde Handan uçağa binmesinden sonraki aşama, inmesi, takip edilmesi... senin hikayende Tekin`in vurulması, Berkay, Handan`ın stresi bunlar Handan`ın rüyasıydı.  Burda okuyucuya bir ters köşe yaptık bi nevi... yani benim yazdığım son hikayenin ilk başları zaten bunu ortaya koyuyor. Gelişme bölümünde alenen belli ediyor zaten Esin`in hikayesinin sonu ile senin hikayenin tamamen Handan`ın rüyasında geçtiğini.


HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Geyik Muhabbet >Öylesine muhabbet >Bizim Hikayemiz...>
  18.Nis.2022 Pzt 11:57:06
Aaaa... ayıp ama! Bu topluma maâl olmuş, hepimizin hikayesi. Tabii ki yazacaksınız, yazacağız Crotch Bey(!) cim.  ters köşe yapmaya çalıştım da, Allahtan kızımız erenlere karışmış. Rüyasında ne görse çıkıyor.  Bu, Handan`ın erenlere, Tekin`in verenlere karıştığı, paranormal olayların nirvanaya çıktığı özgün bir hikaye. 


HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Geyik Muhabbet >Öylesine muhabbet >Bizim Hikayemiz...>
  18.Nis.2022 Pzt 07:52:55
Handan tedirgin ve kafası karmakarışık bir halde bindiği uçakta koltuğuna iyice yerleşip, emniyet kemerini takarken hemen yanında kabin görevlisini farketti. Uzun süren uçuşları sevmezdi. En son uçak yolculuğunu Amsterdam`da yaşayan bir arkadaşına gidip gelerek yapmıştı. Nedense çocukluğundan beri koca koca metal yığınlarının gökyüzünde kuşlar gibi süzülmesine akıl erdiremezdi. Ruhsuz, sabit kanatların hiç çırpılmadan gökyüzüne hakim olması onu ürkütürdü üstelik. Bu sebeple uzun süreli uçak seyahatlerinde, uyumasına yardımcı olacak bitkisel tabletler kullanırdı. 4,5 - 5 saat sürecek uçuş için en güzeli uyumaktı. Böylece bir nebze de olsa kafası dinlenmiş ve rahatlamış olacaktı. Yanındaki kabin görevlisinin koluna usulca ilişip "Affedersiniz! [Yorgun yüzünde zoraki bir gülümsemeyle] işiniz bitince bir su alabilir miyim?" dedi. Kabin görevlisi gülümseyerek "tabii" anlamında iki gözünü birden kırparak kafasını öne doğru eğdi. 

    Uçak havalanmış, kaptan pilot uçuş bilgilendirme duyurusunu yeni bitirmişti. Handan ayaklarının arasında sıkıştırdığı diz üstü bilgisayar çantasını alıp dizlerinin üzerine koydu. Önce çantanın fermuarlı küçük cebinden, uyumasına yardımcı olacak passiflora tableti çıkardı. O sırada kabin görevlisi pet bardakla getirdiği suyu uzattı. Tableti ağzına attığında suyu içmeye bile takatinin olmadığını farketti. Birkaç yudum içebildi sadece... kalan suyu pet bardakla ön koltuktaki organiser cebe koydu. Aklında Tekin, ofisteki sır dolu konuşmalar ve anlam veremediği gizli çekilmiş fotoğraflar olduğu halde bilgisayarını açarak notlarına bakmaya başladığı esnada uykuya teslim oldu.

     ..... telefon ısrarla çalıyordu. Ekranda Nisan`ın adı yazıyordu.....

     "Hanımefendi, hanımefendi! [Bu kez kabin görevlisine seslenerek] Pardon, bakar mısınız! Hanımefendi epey yorgun olmalı, bir türlü uyandıramadım. Çok derin uyuyor." diye söylenen bir ses ve zır zır çalan bir telefon sesine "Nisan" diye bağırarak açtı gözlerini Handan. Bir anda olduğu yerde afallamış halde seri bir şekilde gözleriyle etrafı kolaçan etti. Uçakta olduğunu, uçağın çoktan iniş yaptığını ve yanında oturan orta yaşlı adamın telefonunu çoktan açtığını, çalan telefonun da yanında oturan adama ait olduğunu fark etti. Bilgisayarının kapağını kapatıp apar topar çantasına koydu ve aynı aceleyle çantasından telefonunu çıkardı... telefonu kapalıydı. Acele bir şekilde toplanırken, "bu neydi şimdi? Hangisi rüya hangisi gerçek" diye söyleniyordu bir yandan. Önce yanında oturan tez canlı şu adama yol vermeliydi.

    Pasaport kontrol noktasına geldiğinde kalabalıktan istifade edip telefonunu açtı. 

Ekranda Tekin`den gelen bir mesaj görünuyordu. Mesajı açtı. Sanki dejavu yaşıyordu... "Handan, birileri evine girmiş" yazıyordu. Kendini toparlayıp hemen Tekin`i aradı. 

    "Merak etme Handan! Olay yeri inceleme şimdi gitti. Parmak izlerini aldılar, Nisan ve ben de ifadelerimizi verdik. Bu gelenler her kimse değerli birşeye dokunmamışlar. Şifonyerin üzerindeki altın kolyenle, taşınabilir elektroniklerin hepsi duruyor. Dur hatta, kumbaranda bitiktirdiğin dünya turu parana da dokunmamışlar" diyerek güldü. Tasalanmasını, paniklemesini, korkmasını istemiyordu arkadaşının. "Bak hatta sevineceğin bir haber daha vereyim sana; adresin yazılı olduğu mektuba baktım polisler çıkar çıkmaz... ve buldum da. Fakat sanırım diğer tüm mektuplarını almışlar, şayet sen başka yere kaldırmadıysan veya yanında götürmediysen. Çünkü sandığın ağzı açıktı ve ortalıkta mektuplar yoktu." Handan`ın kafası allak bullak olmuştu. Kim ondan ne isteyebilirdi ki? Tam bunlara daldığı anda pasaport kontrol sırasının kendisinde olduğunu gördü. "Tekin, şimdi kapatmalıyım. Pasaport kontrolden çıkınca tekrar arayacağım" diyerek cevap gelmeden kapattı telefonunu. 

     Pasaport kontrol işlemeleri bittikten sonra bagajına doğru yürürken tekrar aradı Tekin`i. "Çıktım pasaport kontrolden. Bagaja doğru gidiyorum. Uçakta biraz uyudum. O esnada saçma sapan tuhaf bir rüya gördüm. Rüyamda, sanki şimdi olduğum bu yerde takip ediliyordum ve seni aramışım da Nisan açıyor telefonu, senin vurulduğunu söylüyor bana." rüyasını anlatırken, Tekin onu yatıştırmaya, rahatlatmaya çalışıyordu. "Hadi rahat ol biraz... ben yarın sabah karakola gidip polisten son gelişmeleri alacağım ve hemen yanına geleceğim. Dikkatli ol! Doğruca oteline git ve dinlen. Daha konuşuruz" Handan Tekin`le konuştuktan sonra epey rahatlamıştı. Valizini aldığında aklı yine gördüğü rüyaya gitti. "Berkay nerden çıktı yaa! Hem de Berkay! Futbolcu..." diye söylenerek güldü. 

    Barajas Havaalanı`ndan Madrid`in merkezine gitmek için metroya bindi. Plaza Mayor meydanına yakın bir butik otelde rezervasyon yaptırmıştı kendine. Oteldeki odasına yerleştikten sonra saatin iyice ilerdiğini fark etti. En iyisi ılık bir duş almak ve kahve içmekti. Karnı acıkmamış veya acıktığını hissetmeyecek kadar hareketli geçmişti günü. Duştan çıktığında oda servisine bir kahve söyledi. Ertesi gün Pazar olduğu için, Tekin gelinceye kadar yapabileceği bir aktivite düşündü. Kahvesini getiren oda servisine gezebileceği yerleri sordu. Seçenekler arasında en çok ilgisini çeken, sadece Pazar günleri kurulan "El Rastro" açık hava antika pazarı oldu. Yarın için Tekin`i beklerken tereddütsüz gidebileceği yer belliydi. Yatağına uzanırken Mp3`ünü alıp, kaydettiği sesleri tekrar tekrar dinledi. Patronu Yüksel Bey`in konuştuğu Şaduman Hanım, gizli çekilen fotoğraflar, tüm bunlarla ilintili olup olmadığını bilmediği evine giren birileri... neler oluyordu?

     Şaduman Hanım, Handan`a babasından kalan tek yakınıydı. Babasının çok yakın bir dostu olduğunu biliyordu. Öyle ki, hiç bahsedilmeyen babanın yakın dostu ailede epey itibar sahibiydi. Hatta Handan`ı Şaduman Hanım`a "hala" demeye bile alıştırmışlardı. Ne var ki Şaduman Hanım da Handan`a babasıyla alâkalı bilinenden farklı birşey anlatmamıştı. O da diğerleri gibi Handan`a, annesi hamileyken babası Anton`un öldüğünü söylemişti. Tüm bunları düşünürken neden sonra uykuya daldı. 
   El Rastro antika eşyalar, ikinci el giysiler, eski dönemlere ait kostümlerin satıldığı büyük, otantik bir açık hava pazarıydı. Rengarenk giysiler, çeşitli dönemlere ait mutfak gereçleri, pipolar, sandıklar, şapkalar, oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahipti. Tezgahlardan biri Handan`ın dikkatini çekti. Ortaçağlara ait takı ve aksesuar tezgahıydı bu. Tezgahtaki takılara bakarken gözüne çarpan şey... bu nasıl olabilirdi! Anneannesinin sandığından çıkan Anser işlemeli antik tarağın aynısıydı bu. Şaşkınlık içinde donakalmıştı... telefonunun sesiyle irkildi, arayan Tekin`di. "A alo... o burda Tekin. İnanamayacaksın. Tıpkısının aynısı." diye kekeleyerek başladığı konuşmasına heyecanlı bir şekilde devam etti Handan; "Anser`in işlenmiş oldugu o antik tarak... ben bir pazardayım. Antik eşyaların satıldığı bir yer. İnanamıyorum." diye ardı ardına konuşurken "soluk al" dedi Tekin gülerek... "şimdi uçağa biniyorum, geldiğimde konuşuruz" dedi ve kapattı. Handan tarağı eline aldı ve satıcıya yöneldi "No se Espanol. Do you speak English?" (İspanyolca bilmiyorum. İngilizce biliyor musun?) 
     


HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Kültür Sanat Hobiler >Sanat ve Felsefe >En güzel camilerimiz hangileri? En beğendiğin camileri paylaş>
  14.Nis.2022 Per 21:28:09


Ünü çağını aşan mimarı Sinan`ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi, eşsiz mimarisi ve azametiyle serhat boyunda yıllara meydan okuyor. UNESCO`nun 2011`de ilk kez bir camiyi kültürel eser listesine almasıyla dünya çapındaki ünü daha da artan Selimiye Camisi, barındırdığı özellikleri ve ihtişamlı yapısıyla dikkati çekiyor. Türk-İslam mimari sanatının mihenk taşı Selimiye Camisi, bir biblo gibi Edirne`nin en ihtişamlı yapısı olarak göze çarpıyor.
Osmanlı hükümdarı II. Selim`in Kıbrıs`ı fethinin anısına eski payitaht Edirne`de, kente hakim bir bölgede heybetli cami yapılması emrini vermesinin ardından 80 yaşındaki Mimar Sinan`ın "ustalık eserim" diyeceği cami için uygun alan aranmaya başlar. Evliya Çelebi`nin Seyahatname`de Kavak Meydanı olarak adlandırdığı kente hakim tepede Mimar Sinan tarafından hazırlanan proje ile 1569`da caminin temeli atılır ve 6 yıl süren yapım aşaması sonrası 1575`te cami ibadete açılır.

En önemli detaylardan biri de, ilk defa alttan ısıtma sistemi kurulması. Hamamdan atık sıcak su, zeminin altındaki kanallardan devirdaim yöntemiyle dolanarak camiyi ısıtıyor.


HurrosH

HurrosH resimleri
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil

Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Mühim Mevzular >Felsefe, Din, İçsel meseleler >Cambridge Merkez Cami>
  13.Nis.2022 Çar 20:26:22
Hurma ağacını betimleyen iç sütunlar hep şeytansı sis.  Burda namaz kılmak caiz midir? Allah bilir elin gavuru ne maksatla yaptı bu camiyi? 
<<1 234567891011...21>>