ChatCity sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç ve kendi radyo yayınını yap

Forum sayfaları sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç erkek kız arkadaş bul


sohbet, okey, tavla, chat
29 Ocak 2023, Pazar 18:38   

 

ChatCity Forum
Chatcity Forumlarında mesaj yazmadan önce Forum Kurallarını mutlaka okuyunuz...

En İyiler  Son Eklenenler       
sohbet forum basliklari  CC-Forum> Mühim Mevzular > Felsefe, Din, İçsel meseleler
forum sohbet oyun basliklari
   Kişiliğe Saldırı (Ad Hominem) Safsatası: İnsanlar Cevap Veremediklerinde Neden Kişiliğe Saldırır?
 Mesaj Ekle, sohbet ve oyun icin cagir
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

Tancredi

Tancredi resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
ozel karakter ile sohbete katilozel odasi var sohbet icin kullaniyor
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  28.Ara.2022 Çar 19:27:51      Kişiliğe Saldırı (Ad Hominem) Safsatası: İnsanlar Cevap Veremediklerinde Neden Kişiliğe Saldırır?sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle



Ad hominem argümanları, doğrudan bir argüman yerine, argümanın kaynağı olan birey veya gruplara yönelik kişisel ve dolaylı bir saldırı yapıldığında meydana gelir. Basit bir alaycı isim takmaktan, daha karmaşık retorik tekniklerine kadar uzanan birçok türü vardır. Bu çerçevede bir ad hominem argümanı örneği, bir kimsenin dikkat çektiği bir noktayı düzgünce ele alıp cevap vermek yerine bu kimseye küfretmeyi veya içinde bulunulan siyasi/ekonomik duruma yönelik bir eleştiri getirildiğinde bu eleştirilerin hangi lobinin etkisiyle ortaya çıktığını sormayı içerir.

Ad hominem argümanlar, çeşitli alanlarda yürütülen resmi ve gayri resmi tartışmalarda yaygın şekilde kullanılmaktadır ve bu nedenle anlaşılması son derece önemlidir. Makalemizde ad hominem argümanları ve türleri hakkında daha fazla bilgi edinecek, bu argümanlara düzgün bir şekilde cevap vermek için neler yapabileceğinizi göreceksiniz.

Ad hominem, üzücü bir şekilde günümüzde insanların en sık düştüğü, en affedilmez mantık hatalarından birisidir. Bu hata, özellikle ülkemizde pek çok tartışmanın anlamsızlaşmasına ve sonuç çıkmayacağının daha en başından belli olmasına sebep olmaktadır.

Ad hominem safsatası, temel olarak, tartışmanın taraflarından birinin, karşısındakinin iddiasını, karşısındakinin kişisel özelliklerinden veya şahsından yola çıkarak reddetmesine ya da güvenilir bulmamasına denmektedir. Yani bu mantık hatasında kişi, düşünceleri tartışmayı bırakarak, kişiliğe ve düşüncelerin sahiplerinin özelliklerine saldırmaya başlar. Bu da konunun dışına çıkılmasına ve yersiz ve/veya anlamsız tartışmalara sebep olur. Ad hominem`in genellikle iki basamağı vardır:

  1. Argüman sahibinin karakterine, içinde bulunduğu durumlara veya yaptığı davranışlara saldırı kısmı
  2. Bu saldırıyı, karşıdakinin argümanına karşı bir kanıt içeriği taşıyormuş gibi gösterme kısmı

Bir örnek verelim:

  • Ayşe: "Ali bana düşük kalorili bir diyet yapmamı tavsiye etti. Böylece kilo kaybetmem mümkün olabilirmiş."
  • Hasan: "Ali, düşük kalorili diyetin kilo kaybettireceğini söylüyormuş. Hah! O diyet tavsiyesinden ne anlar! O koca popolu bir şişko. Hem sivilceleri de var. Saçları da yağlı, darmadağınık. Daha fenası, o Galatasaray`ı tutuyor. Bir Galatasaraylıdan ne beklersin? Kendisine baksın o bir önce..."

Fark edileceği gibi, düşük kalorili diyetlerin kilo kaybına neden olacağı bilgisinin, onu söyleyen kişinin kilosundan, sivilcelerinden, saç yapısından, tuttuğu takımdan bağımsızdır. Argümanı çürütmek istiyorsak, düşük kalorili diyetlerin neden kilo kaybına neden olmadığı konusuna odaklanmamız gerekiyor.

Ancak elbette mantık hatalarını bu tip (kimi zaman) “abartılı” gelebilecek örnekler üzerinden ifade etmek çok doğru değil. Zira örneklendirme veya teşbih sırasında da hatalar yapılabilir. Bu yüzden filozoflar mantık safsatalarını daha formel bir şekilde ifade ederler.

Bir mantık hatasını tanımlamanın en kolay yolu, onu "formülize" etmektir. Bu örnekte bunu nasıl yapacağımızı öğrenelim. Ad hominem mantık safsatasının genel formülü şu şekildedir:

  1. A Kişisi, X iddiasında bulunuyor.
  2. B Kişisi, A Kişisi`ne saldırıyor.
  3. Dolayısıyla A Kişisi`nin X iddiası yanlıştır.

Ad hominem`in, mantık hataları arasında yer almasının sebebi, açık bir şekilde, bir insanın karakterinin, içinde bulunduğu durumların veya hareketlerinin; kişinin ileri sürdüğü argümanla çoğu zaman ilgili olmamasıdır. İlgili olsa bile bu, karşıdaki kişinin bu kişinin fikirleri yerine karakterine, içinde bulunduğu durumlara veya hareketlerine saldırmasını meşru kılmaz. Taraflar, her zaman fikirleri tartışıyor olmalıdır, kişileri değil.

Ülkemizde, ne yazık ki bu hata, çok ciddi ve sık bir şekilde yapılmaktadır. Tartışmalarda, kişilerin bir noktadan sonra fikirler yerine karşısındakinin karakterine, geçmişine veya davranışlarına saldırdığı ve bu sebeple tartışmaların tansiyonunun gereksiz yere yükseldiği, bunun sonucunda da çoğu tartışmanın sonuçsuz kaldığı görülmektedir. Ülkemizdeki tahammülsüzlük sorunu, bu durumun temel sebeplerinden biridir. Ancak biz, bilim insanları ve bilimseverler (ve şüpheciler) olarak bu sınırları çok iyi bir şekilde belirlemeli ve bu mantık hatasına düşmemeliyiz.

Yerinde ve Yersiz Ad Hominem Argümanları

Günlük dilde "ad hominem argümanı" terimi, bir argümanın kaynağına karşı uygun temellere dayanmayan ve yersiz bir kişisel saldırıyı ifade etmek için kullanılır.

Bu tür argümanlar aşağıdakilere ek olarak birçok sebeple safsata olarak kabul görmektedir:

  • Ad hominem saldırısı tartışmayla ilgisizdir.
  • Ad hominem saldırısı, tartışmada ispat yükünü haksız bir şekilde başka bir tarafa kaydırmak için veya konuyu değiştirmeyi amaçlayan bir saptırma taktiği olarak kullanılmaktadır.
  • Ad hominem saldırısı, bir argümanın kaynağına yönelik bir saldırının argümanı başarılı bir şekilde çürüteceği varsayımını içerir.

Ancak, bir argümanın kaynağına yönelik saldırılar, mantık çerçevesinde doğası gereği kusurlu ve dolayısıyla her zaman hatalı olmayabilir.[1], [2] Yani böylesi saldırılar tartışmayla ilgili olduğu, uygun şekilde gerekçelendirildiği ve hatalı bir muhakeme içermediği sürece kullanılmasında bir sakınca yoktur.[3], [4]

Örneğin bir bilim insanının yeni bir tıbbi tedavinin etkinliği hakkında bir argüman sunduğu bir durumu ele alalım. Böyle bir durumda bu bilim insanının dış görünüşüne yönelik yapılan bir ad hominem saldırısı hatalı olacaktır; ancak bilim insanının çalışmasına kimin sponsor olduğu sorusunu içeren bir ad hominem saldırısı konuya uygun ve yerindedir.

Ad hominem argümanların kullanılabileceği birçok yol ve alabileceği birçok biçim bulunmaktadır ve bu sebeple bu argümanların doğası ve sınıflandırılması üzerine birçok felsefi tartışma yapılmıştır. Bununla beraber bu tartışmalara pratik bir perspektiften bakıldığında argümanın doğası ve sınıflandırılması üzerine yapılan ayrımlar önemini yitirmektedir; zira pratik bağlamda önemli olan bilgi, kişisel saldırıların zararlı olabileceği bilgisidir. Bu zarar olgusu da argümanın kendisine, argümanın sunuluş biçimine ve kullanıldığı bağlama bağlıdır.

Ana hatlarıyla ele alındığında "ad hominem argümanları" terimi günlük dilde, tartışmayla ilgisi olmaması gibi bir nedenle hatalı olarak değerlendirilen saldırıları kast etmek için kullanılır; ancak ad hominem argümanları da büyük oranda içerdikleri safsatalardan bağımsız olarak yerinde ve mantığa uygun şekilde kullanılabilmektedir.

Not: Ad hominem argümanları kavramı bazen "argumentum ad hominem" ismiyle de anılmaktadır; bir safsata olarak ele alındığında ise ad hominem safsatası, kişiliğe saldırı safsatası veya kişisel saldırı safsatası ismi ile anılmakta olup safsata temelinde konuyla bir alakası olmayan bir unsura saldırı içermesi sebebiyle alakalılık safsatası ve bir argümanın kaynağına saldırması sebebiyle genetik safsata başta olmak üzere çeşitli kategoriler kapsamında da değerlendirilmektedir.

Ad Hominem Argümanlarına Bazı Örnekler

Ad hominem argümanın temel bir örneği, ince elenmiş sık dokunmuş bir argümana verilen "Sen aptalsın, bu yüzden ne anlattığın umurumda değil." cevabıdır. Bu, ad hominem argümanlarının kişisel saldırıdan başka bir şey olmayan ve tartışılan konuyla belki de hiç ilgisi olmayan en temel türüdür.

Daha karmaşık bir ad hominem argüman örneği aşağıdaki diyalogda görülmektedir:

  • Alex: Bence hükümetin federal bütçeyi dağıtma şekli üzerine biraz daha düşünmeliyiz.
  • Bob: Eğer hükümetimizin vergi gelirlerini nasıl kullanacağını desteklemeyecek ve hükümetimize güvenmeyecekseniz ülkeyi terk edip başka bir yere gidebilirsiniz.

Bu örnekte Bob ad hominem safsatasına başvurmaktadır; zira kendi düşüncelerini ifade etmek veya Alex`in argümanını tartışmak yerine Alex`in iddiasını kişisel bir saldırıyla reddetmektedir.

Bir başka hatalı ad hominem argüman da aşağıdaki tartışmada görülmektedir:

  • Alex: Az önce bu teorinin yanlış olduğunu açıkça iddia eden yeni bir çalışma gördüm.
  • Bob: Peki, sen bu alan hakkında hiçbir şey bilmiyorsun, kim seni niye umursayıp dinlesin ki?

Bu ad hominem saldırısı, aralarında en önemlisi çalışma üzerine tartışmak yerine doğrudan bu çalışmayı dile getiren kişiye saldırmak olmak üzere bir dizi nedenden ötürü hatalıdır.

Bununla birlikte, daha düzgün şekilde ifade edilmiş bir ad hominem argümanı benzer koşullar altında kabul edilebilir nitelikte olabilir:

  • Alex: Bu teori hakkında çok şey okudum ve teorinin kesinlikle yanlış olduğunu düşünüyorum.
  • Bob: Bu alanda uzmanlığınız ne boyutta? Bildiğim kadarıyla hiçbir resmi yeterliliğiniz yok, bu da beni bu teoriyi ortaya atan uzmanların görüşlerinin aksine sizin görüşlerinize güvenme konusunda temkinli olmaya itiyor.

Bir önceki örnekten farklı olarak bu ad hominem argümanı, hatalı olmaktan ziyade yerindedir; zira ad hominem argümanına başvuran kişi, karşıt argümanın kaynağına odaklanmakta ve ad hominem saldırısını konuyla açıkça bağdaştıracak şekilde ifade etmektedir.

Not: Ad hominem argümanlarla birlikte sıklıkla kullanılan bir retorik tekniği de, bir kişinin rakibinin argümanını düzgünce ele almaksızın veya bu argümanın neden saçma bir argüman olduğunu kanıtlar nitelikte yeterli delil sunmaksızın göz ardı etmesine sebep olan taşa başvurma safsatasıdır.

Hile ve Tahrik Safsataları

Ad hominem, bir kategorizasyona göre tahrik (İng: "Red Herring" Logical Fallacies) sınıfına da girmektedir. Kimi zaman karşıdaki kişinin davranışları, tartışmanın taraflarının tahrik olmasına ve bunun sonucunda provokasyon temelli öfkenin doğmasına sebep olabilir. Bu noktada, varsa tartışmanın moderatörüne, yoksa da tartışma öncesi kurallar konulmasına ve bu kurallara riayet edilmesine büyük önem düşmektedir.

Şimdi, bir örnek daha verelim:

  • Kemal: "Bence kürtaj ahlaki olarak yanlıştır."
  • Necla: "Tabii ki böyle söylersin, sen bir dindarsın!"
  • Kemal: "Peki ya bu iddiamı savunmak için ileri sürdüğüm argümanlara ne demeli?"
  • Necla: "Onlar sayılmaz. Dediğim gibi, sen dindar birisin ve bu yüzden kürtajın yanlış olduğunu söylemen gerekiyor. Ayrıca sen cemaate hoş gözükmek istiyorsun, dolayısıyla söylediğin şeye inanmıyorum."

Burada Necla, Kemal`in önceden iddiasını savunmak için ileri sürdüğü tüm argümanları Kemal’in şahsi bir özelliğinden dolayı reddederek, mantık hatasına düşmektedir. Görülebileceği gibi, bu tip safsatalar o kadar yaygındır ki, ilk okuduğunuzda argümanda hiç de hata yokmuş gibi gelebilir! Zaten tehlike de buradadır. Safsatalara öyle alışığızdır ki, tartışmalarımız safsatalardan öteye gidememektir.

Halbuki Kemal`in ileri sürdüğü iddialar, son derece mantıklı ve bilimsel olabilir. Burada onlara yer vermedik elbette; upuzun bir tartışma olurdu bu. Ama bir kişinin savunusu, kişinin dindar olmasından bağımsız olarak bilimsel ve geçerli olabilir. Hatta kişi, genel olarak bir mesleğin ya da grubun yaygın savunusunu tekrar ediyor olsa bile!

İtiraz ettiğinizi duyar gibiyiz:

İyi ama bu tip ahlaki sorunları içeren konularda, kimi zaman kişiler gerçekten de inançlarından ötürü düzgün argümanlar üretemeyecek kadar bağnaz olabiliyorlar!

Evet, haklısınız. Ancak konu, siteminizin geçerli olup olmamasıyla ilgili değil! Argümanınızın zayıf olmasıyla ilgili. Karşıdakinin kişiliğine veya mesleğine saldırarak münazara anlamında bir yere varmanız mümkün değildir (eğer ki konu, profesyonel donanım gerektiren bir konu değilse tabii – ki o durumda bile argümanlara odaklanmak daha sağlıklı olacaktır). Dolayısıyla kişiye saldırmak yerine, sakin olun ve argümanlara saldırmaya devam edin. Eğer haklıysanız ve sakin kalırsanız, karşı tarafın iddialarını hiçbir mantık safsatasına düşmeden çürütebilmelisiniz. Korkunuz olmamalı!

Ad Hominem Argümanlarının Türleri

Her biri karşıt argümanın kaynağına saldırmanın farklı bir yolunu temsil eden çok sayıda ad hominem argüman türü bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlileri kuyuyu zehirleme, uzmanlığa başvurma, amaca başvurma, "sen de", ton polisliği, hain eleştirmen, ilişkilendirme ve istismar safsatalarıdır.

Aşağıdaki alt bölümlerde, bu tür ad hominem argümanların her biri hakkında daha fazla bilgi edinecek ve kullanım örneklerini göreceksiniz.

Uzmanlığa Başvurma Safsatası

Uzmanlığa başvurma safsatası, bir argümanın, o argümanı ortaya atan kişinin ilgili alanda yeterli uzmanlığa sahip olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi durumunda yaşanan bir mantık safsatasıdır:

  • Alex: Araştırmalar ezici bir çoğunlukla eğitime yapılan federal harcamaları artırmamız gerektiğini gösteriyor.
  • Bob: Sen bir ekonomi profesörü değilsin, bu yüzden seni dinlemem için bir neden yok.

Kuyuyu Zehirleme (Önyargı Oluşturma) ve Suyu Bulandırma Safsatası

Ad hominem safsatasının meşhur bir alt başlığı, Suyu Bulandırma Safsatası’dır (İng: Poisoning the Well). Bu alt başlığı ayıran en temel fark, tartışma sırasında saldırının karşıdakinin kişiliğine doğrudan yöneltilmemesi; ancak ortamda bulunmayan birinin kişiliğine saldırarak ileri sürülen iddiaların geçerliliğinin ispatlanmaya çalışılması sırasında ortaya çıkmasıdır. Temel formu şu şekildedir:

  1. A Kişisi hakkında hoş olmayan bir bilgi ileri sürülür.
  2. Dolayısıyla A Kişisi`nin yapacağı herhangi bir iddia geçersizdir.

Bu mantık hatasına düşen kişiler, tartışma sırasında adı geçen kişileri kötüleyerek, yani "suları bulandırarak", o kişilerden gelecek herhangi bir iddianın geçersizliğini önceden garantilemeyi hedefler; tartışmadaki kişiler üzerinde ön yargı yaratmak hedeflenir. Elbette ki insanların olumsuz pek çok özelliği olabilir; ancak bu özellikler o kişilerin iddialarının geçerliliğini etkilemek zorunda değildir. Örnekler verelim:

  • Yiğit: “Elbette sizin şahsi görüşlerinize değer veriyoruz; ancak Mustafa Kemal Atatürk`ün de dediği gibi, `Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir.`”
  • Şahin: “Yani Atatürk`ün ülke için yaptıkları ortada; ama eminim biliyorsunuz ki kendisi bir alkolikti. O yüzden o lafına ne kadar değer verebiliriz bilemiyorum.”

Bu tartışmada Şahin`in cümlesinde ad hominem’in özel bir durumu olan Suları Bulandırma mantık hatası bulunmaktadır. Çünkü Şahin’in yaptığı bir kişinin sözlerinin (veya argümanının), o kişinin konuyla tamamen ilgisiz olumsuz bir özelliğinden dolayı geçersiz olduğunu iddia etmektir. Bir diğer örnek verelim:

Evet arkadaşlar, okul yönetim sisteminin değişmesiyle ilgili düzenlediğimiz toplantıda bana verilen sözleri bitirip, sözü karşıt görüşü savunacak olan arkadaşıma devrederken sizlere hatırlatmak isterim ki, ne yazık ki beni desteklemeyenlerin terfisi pek kolay olmayacaktır.

Görüldüğü gibi burada da iki mantık hatası vardır: İlki, ilerleyen bir yazıda anlatacağımız Korkuya Başvurma safsatasıdır. Ama daha önemlisi, bir kişinin beceri ve yetkinliğinden kaynaklanması gereken “terfi” ile, demokratik bir seçimdeki kararlar birbiriyle ilişkilendirilerek sular bulandırılmaktadır. Son bir örneği de evrim tartışmalarından verelim:

Biliyorsunuz ki Darwin, Türlerin Kökeni`ni yayınlayarak Evrim Kuramı`nı bilim dünyasına ilan etmiştir ve o gün bugündür bilim, ciddi şekilde Evrim Kuramı`nı kullanmakta ve geliştirmektedir. Ancak bu adama saygı duymadan önce, şunu da unutmamak gerekir ki, Darwin bir ateist ve bir Türk düşmanıdır. Bu sebeple Darwin`in ortaya atacağı bir kuramı desteklemek, bu görüşlerini desteklemek olacaktır.

Bu tip bir argümanda mantık hatalarından önce bilgi hataları vardır: Darwin ne ateistti, ne de Türk düşmanıydı. Bunlar, kitabının veya teorisini konusu da değildi. Darwin`in bilimsel iddiaları, kişisel görüşleri ne olursa olsun bunlardan bağımsızdır. Darwin kötü gösterilerek ön yargı yaratılmaya çalışılmaktadır. Darwin, en çılgın ve kabul edilemez görüşlere sahip olsaydı bile, evrim bir doğa yasası, Evrim Teorisi ise geçerli bir bilimsel teori olacaktı. Kişilerin alakasız görüşlerinden yola çıkarak bu gerçekleri görmezden gelmek mümkün değildir.

Amaca Başvurma (Niteliksel Kişi Karalama)

Niteliksel kişi karalama türündeki ad hominem saldırılarının ana türü olan amaca başvurma (İng: "appeal to motive"), belirli bir duruşu bu duruşu destekleyen insanların amaçlarının sorgulanması yoluyla tamamıyla reddetmek ile meydana gelen bir mantık safsatasıdır:

  • Alex: Bence eğitim için yapılan federal harcamaları artırmalıyız.
  • Bob: Di mi? Oy verdiğin başkan da böyle söylüyordu. Git başka yerde reklamını yap.
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

Tancredi

Tancredi resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
ozel karakter ile sohbete katilozel odasi var sohbet icin kullaniyor
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  28.Ara.2022 Çar 19:32:30sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle

"Sen de" Safsatası (Tu Quoque) ve İkiyüzlülüğe Başvurma Safsatası: Sen De Şöyle Yapmıştın!

Ad hominem ile, doğrudan kişinin kendine sözlü saldırı haricinde yaygın olarak 2 formda karşılaşmaktayız: Durumsal argüman ve tu quoque (Okunuş: "tu kuok").

Durumsal argüman, bir kişinin içinde bulunduğu durumun, onun argümanlarını geçersiz kıldığını ileri süren safsatadır. Buna en sık mahkeme salonlarında rastlarız. Bir avukat, zanlının argümanını görmezden gelmek için “Tabii ki öyle diyeceksin! Sonuçta yakalanan sensin.” şeklinde bir cümle kurabilir. Halbuki bir kişinin yakalanmış olması, bir iddiasının otomatik olarak yanlış veya yalan olmasını garanti etmemektedir. Argüman veya iddia her neyse, ona odaklanılmalıdır.

Bunun yanısıra, Argumentatum ad hominem tu quoque, ya da kısaca tu quoque olarak bilinen versiyonu ise dilimize "Sen De Safsatası" veya "Sen decilik" olarak çevrilebilir. Kimi zaman ikiyüzlülüğe başvurma safsatası (İng: "appeal to hypocrisy") olarak da bilinir. Bu, belki de ad hominem’in en yaygın versiyonudur. Kişinin bir davranışının veya niteliğinin, argümanıyla çatışmasından ötürü, argümanın geçersiz olduğunu iddia etme safsatasıdır.

İki versiyonu bulunmaktadır:

  1. İlki, kişinin bir söylediğinin bir diğeriyle çelişiyor olmasından ötürü bir argümanın geçersiz olduğunu ileri sürmektir. Halbuki çelişkili beyanatlardan en azından biri doğru olabilir; sırf çelişki olmasından ötürü her ikisi de yanlış olmak zorunda değildir.
  2. İkinci versiyonunda ise kişinin söylediklerinin davranışlarıyla uyuşmamasından ötürü argümanlarının geçersiz olduğunu iddia etme hatası görülür.

Tu quoque’un genel formülü şu şekildedir:

  1. A Kişisi, X iddiasında bulunur.
  2. B Kişisi, X iddiasının, A Kişisi`nin önceki iddiaları ile tutarsız olduğu konusunda ısrar eder.
  3. Dolayısıyla X iddiası yanlıştır.

Bir örnek verelim:

  • Mert: "Can`ın bu yeni yasa taslağının ekonomiyi düzelteceğiyle ilgili söylediklerine inanmanı aklım almıyor. Daha onun kendisinin düzenli bir geliri bile yok!"

İlk etapta mantıklı gelebilecek olan bu ilişkilendirme, bir mantık safsatasından ibarettir. Zira işsiz birinin, ekonomiyle ilgili bir argümanı, sırf kendisi işsiz olduğu için görmezden gelinemez. Odaklanılması gereken, argümanın kendisidir (örneğin yasa taslağının ekonomik boyutlarıdır). Birçoklarına tanıdık gelecek bir diğer örnek verelim:

  • Zühal: "Sigara sağlığa son derece zararlıdır ve pek çok probleme sebep olur. Dolayısıyla beni dinle ve sakın başlama."
  • Mete: "Pekala, zaten kansere kesinlikle yakalanmak istemiyorum."
  • Zühal: "Sigara içmeye gidiyorum. Bana katılmak ister misin, Mete?"
  • Mete: "Hmm, sigara içmek o kadar da kötü bir şey olamaz, sonuçta tüm dediklerine rağmen sen de içiyorsun."

Görüldüğü gibi burada tutarsız bir iddia vardır. Ancak sigaranın sağlığa son derece zararlı olduğu bilimsel bir gerçektir. Yani Zühal`in sigara içiyor olması, sigaranın zararlı olduğuna yönelik argümanı geçersiz kılmamaktadır. Bir başka örnek:

  • Mert: "Sunduğum argümanlara dayanarak söyleyebilirim ki, hayvanların yiyecek ya da kıyafet üretiminde kullanılması ahlaken yanlıştır."
  • Süleyman: "Ama şu anda deri bir ceket giyiyorsun ve elinde biftekli sandviç var! Hayvanların yiyecek ve giyecek üretiminde kullanılmasının ahlaken yanlış olduğunu nasıl iddia edebilirsin?"

Burada da görüldüğü gibi, Mert`in biftekli sandviç yiyip deri ceket giyiyor olması, argümanının hatalı olduğunu değil, kendisinin ikiyüzlü olduğunu gösterir. Argüman, Mert’in yaptığından bağımsız olarak doğru veya yanlış olabilir. Bir diğer örnek, siyasetten verilebilir:

  • Candan: "Nihal`in otopark cezalarıyla ilgili sistemin değiştirilmesiyle ilgili önerisini duydun mu? Çok işe yarar bir plan olacağa benziyor.”
  • Kamil: "Evet duydum ama Nihal’den böyle bir öneri gelmesi çok saçma. Kendisinin de 2003 yılında yediği bir otopark cezası var."

Elbette, örnekler çoğaltılabilir:

  • "Defne Joy Foster alkol kullanımından dolayı öldü, dolayısıyla sanatının bir değeri yoktur."
  • "Orhan Pamuk, Ermeni Soykırımı`nı savunmaktadır, dolayısıyla kitaplarını okumanın bir anlamı yoktur."
  • “Clinton’ın şimdi eşcinsel haklarını savunması gülünç, 1980’lerde eşcinsellere karşıydı.”
  • "Mustafa basketboldan ne anlar ki, o şişkonun teki!"

Tabii ki bir kişinin tutarlılığa verdiği öneme bağlı olarak, ad hominem’den, özellikle de tu quoque’dan kaçınması çok zor olabilir. Çünkü evet. Tutarsızlıklar ve ikiyüzlülük, tartıştığınız tarafa olan güveninizi sarsan özelliklerdir. Ancak yine de, eğer ki amaç gerçeğe ulaşmak ve sonuçlara varabilmek ise, olabildiğince argümanlara odaklanmak en sağlıklı tutum olacaktır. Çünkü bir kişinin tutarsız iddialarda bulunması, o iddianın geçersiz olduğu anlamına gelmez. Kendinizi size karşı argüman üreten kişinin “birey” özelliklerinden yalıtmayı ne kadar başarabilirseniz, yalnızca ve yalnızca argümanlara odaklanmanız o kadar kolay olacaktır. Böylece en yaygın mantık safsatalarından biri olan ad hominem’den korunmanız da mümkün olabilir.

Buna Ne Diyeceksincilik (Whataboutism)

Sen De Safsatası`nın ya da kısaca Sen Deciliğin ikinci versiyonu modern dünyada karşımıza sıklıkla "Peki buna ne diyeceksin?", "Ama siz de şöyle yapmıştınız..." şeklinde çıkmaktadır. Özellikle politik tartışmalarda, taraflardan birisi diğerini eleştirdiğinde, karşı taraf eleştiriye cevap vermek yerine, eleştiren kişinin daha önceden yaptığı bir olumsuzluğu gündeme getirmeye çalıştığı sık görülür. Bazı örnekleri şu şekilde verilebilir:

  • Peki ya sizin yaptığınıza ne demeli, kendi ideolojiniz nedeniyle çeteleri savundunuz!
  • İyi ama siz kaybettiğinizde seçimleri tekrarlamak istemiştiniz, şimdi de bizim istediğimizi yapacaksınız.
  • Siz asıl Orta Doğu`da yaptıklarınıza bir bakın, sonra bizim yaptıklarımızdan söz edersiniz.
  • Peki buna ne diyeceksin? Sen de o sefer bana küsmüştün.

İlişkilendirme Safsatası

İlişkilendirme safsatası (İng: "association fallacy"), bir kişinin eldeki tartışmayla ilgisi olmayan bir şeyle sözde bağlantısına dayanarak saldırıya uğraması durumunda yaşanan bir mantık safsatasıdır:

  • Alex: Bence eğitim için yapılan federal harcamaları artırmalıyız.
  • Bob: Naziler de böyle düşünüyordu, sen Nazi misin?

Hain Eleştirmen Safsatası (Argumentum Ergo Decedo)

Hain eleştirmen safsatası (İng: "traitorous critic fallacy"), bir şeyi eleştiren bir kişiye, eleştirdiği şeyi onaylamıyorsa bu şeyden uzak durması gerektiğini söylemeyi içeren bir mantık safsatasıdır:

  • Alex: Bence ülke olarak eğitime yeterince harcama yapmıyoruz.
  • Bob: Eğer burayı beğenmiyorsan defolup gitmeli ve istediğin eğitimi alabileceğin bir yer bulmalısın.

Ton Polisliği

Ton polisliği (İng: "tone policing"), bir argümandan ziyade argümanın nasıl ifade edildiğine odaklanılması durumunda yaşanır:

  • Alex: Bence eğitim için yapılan federal harcamaları artırmalıyız. Ülkenin yoksul bölgelerinin çoğunun durumu kabul edilemeyecek kadar kötü ve çocuklar bu yüzden acı çekiyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
  • Bob: Tamam, tamam, böyle şeyler için bu kadar heyecanlanmaya gerek yok.
  • Alex: Tamam, ancak siz ne düşünüyorsunuz?
  • Bob: Bence bu konuda bu kadar duygusal olmamalısın.

İstismarcı Ad Hominem

İstismarcı (İng: "abusive") ad hominem, bir argümanın bir kişinin savunduğu noktayı ele almak yerine doğrudan ve istismarcı bir şekilde argümanı sunan kişiye saldırması durumunda yaşanan mantık safsatasıdır:

  • Alex: Bence eğitim için yapılan federal harcamaları artırmalıyız.
  • Bob: Bence sen aptalsın ve senin fikirlerin kimsenin umurunda değil.

Diğer Türde Ad Hominem Argümanları

Bir üst başlıkta ad hominemin en yaygın türleri yer almaktadır; ancak ad hominem argümanları başkaca şekillerde de yapılandırılabilmektedir. Bu bağlamda bir argümanın bir ad hominem argümanı olup olmadığını belirleyen ana kriter, argümanın hedefinin ne olduğudur. Bir argüman, karşıt bir argüman yerine doğrudan karşıt argümanın kaynağını hedef alıyorsa, yapısı ne olursa olsun, bir ad hominem argümanıdır.

Bu argümanların bazı türleri neredeyse her zaman sorunludur; bazıları ise kullanım şekillerine bağlı olarak yerinde olabilir. Örneğin istismar niteliği taşıyan ad hominem argümanlarının kullanımı neredeyse her zaman sorunludur; ancak amaca başvurma argümanları tartışılan konu ile alakalıysa ve düzgün bir şekilde sunulursa kullanımı yerinde olarak kabul edilebilir.

Bir ad hominem argümanın hangi kategoriye ait olduğunu belirlemenin bazen zor olabileceğini ve belirli ad hominem argümanlarının birden fazla kategori kapsamında ele alınabileceğini göz önünde bulundurmalısınız.

Bununla beraber pratik açıdan bakıldığında bir ad hominem argümanının hangi kategoriye dahil olduğu birçok durumda önem arz etmemektedir; zira bir kimse bir tartışma sırasında bir ad hominem argümanıyla yersiz bir şekilde size saldırırsa bu argümanın türünün kuyuyu zehirleme mi olduğu, yoksa istismar safsatası mı olduğu bir şeyi değiştirmez. Önemli olan size saldırmakta kullanılan argümanın bir ad hominem argümanı olduğunu fark etmeniz, kullanımının haklı veya haksız olduğu sorusunun cevabını bulmanız; ardından argümanın yapısını ve içinde bulunduğunuz koşulları da dikkate alarak cevap vermenin en iyi yolunu belirlemenizdir.

Ad Hominem Argümanlarına Nasıl Cevap Verilir?

Bir ad hominem argümanına nasıl cevap vereceğiniz öncelikle bu argümanın kullanımına bağlıdır; eğer argüman yerinde kullanıldıysa farklı, kullanımı sorunluysa farklı şekilde cevap verirsiniz:

Eğer ad hominem argümanı yerinde kullanıldıysa bu argümanı diğer argümanlar gibi ele almalı ve düzgün bir şekilde cevap vermelisiniz. Örneğin bir ad hominem argüman, savunduğunuz pozisyonu savunma sebebinize yönelik makul bir endişe uyandırıyorsa, bu argümana vereceğiniz uygun cevap bu endişeyi gidermek olmalıdır.

Bununla beraber hatalı ad hominem argümanlarına cevap vermenin çeşitli yöntemleri vardır. Bu yöntemler arasında dikkat çekici olanlar şöyledir:

  • Saldırının konu ile alakasızlığına dikkat çekin. Bunu, size yöneltilen kişisel saldırının mevcut tartışmayla hiçbir ilgisi olmadığını göstererek ve rakibinizi hatalı akıl yürütmesi konusunda uyararak yapabilirsiniz. Bunu yaparken savunmacı bir hal almamalısınız. Eğer gerekirse bir karşı atağa çıkarak rakibinizden yaptığı saldırının konu ile alakasını gerekçelendirmesini isteyebilirsiniz.
  • Saldırıyı doğrudan cevaplandırın. Bazı durumlarda bir ad hominem saldırısı, tartışmanın sonucunu etkileyecek nitelikte olabilir ve bu sebeple bu saldırıları ele almak ve cevaplandırmak en faydalı yol haline gelmektedir.[5] Böylesi cevapları herhangi mantıklı bir argümana cevap verir gibi vermelisiniz.
  • Saldırıyı görmezden gelin. Rakibinizin yaptığı kişisel saldırıyı dikkate almayı reddederek tartışmayı sürdürmeyi seçebilirsiniz. Bu bazı durumlarda işe yarayabilir ve kişisel saldırıları görmezden gelmek, rakibinizin seviyesine inmeyi reddettiğinizi göstererek savunduğunuz pozisyonu daha inandırıcı kılabilir. Ancak bazı durumlarda, saldırının kendisi tamamen sorunlu ve tartışmayla ilgisiz olsa bile, saldırıyı yanıtsız bırakmanın size bir şekilde zarar vereceğini düşünebilirsiniz. Bu tür durumlarda saldırıya yanıt vermeyi tercih etmeniz daha mantıklı olacaktır.
  • Saldırıyı dikkate alıp yolunuza devam edin. Bu yöntem, içerik olarak ad hominem saldırıyı görmezden gelme yöntemine benzerdir; ancak bu yöntemde saldırıyı dikkate aldığınızı açıkça belirtirsiniz. Böylesi bir dikkate alma saldırı kapsamında ifade edilen şeylere katıldığınız anlamına gelmez; yalnızca size saldırıldığının farkında olduğunuz ve bu saldırılara cevap vermeye tenezzül etmediğiniz anlamına gelir, ki bu da saldırıyı tamamen görmezden gelmekten daha iyi olabilir. Bu yöntemi uygulamak için "Benim X olduğumu düşündüğünüzü anlıyorum, ancak bunun tartışılan konu ile bir alakası yok ve bu sebeple endişelerinizi cevaplandırmayı reddediyorum." türünde bir ifadede bulunabilirsiniz.

Farklı yöntemler, farklı koşullarda farklı sonuçlar doğurabilir; bu çerçevede kullanacağınız yöntemi ad hominem saldırısının doğası, öne sürüldüğü bağlam ve tartışmaya yönelik amacınız gibi faktörleri de göz önünde bulundurarak belirleyebilirsiniz.

Bazı durumlarda ise bir ad hominem argümanına siz de kişisel bir saldırıyla cevap verebilirsiniz. Ancak böylesi bir durumda hatalı bir akıl yürütmeye başvurmamanız son derece önemlidir; zira hatalı bir akıl yürütme, yalnızca argümanınızı hatalı kılmakla kalmayıp rakibinizin seviyesine düşmenize sebep olur ve tartışmayı bir laf dalaşı haline getirebilir. Akıllıca ve saygı çerçevesinde yürütülen bir tartışmanın da böyle bir hal alması diğer insanların gözünde kötü bir izlenim edinmenize sebep olabilir ve tartışma verimliliğini oldukça düşürebilir.[6]

Bir ad hominem saldırısına başka bir ad hominem saldırısı ile karşılık vermek, örneğin karşı tarafın saldırısının içerdiği sorunları aydınlatmayı amaçladığınızda kabul edilebilir bir nitelik kazanmaktadır:

  • Alex: Bence eğitim için yapılan federal harcamaları artırmalıyız.
  • Bob: Bunu sadece oy verdiğin başkanın reklamını yapmak için söylüyorsun.
  • Alex: Hadi ya? Sen de umarım yalnızca oy verdiğin başkanı desteklediğini göstermek için bana karşı çıkmıyorsundur.

Ad homineme ad hominemle cevap vereceğiniz durumlarda neden böyle bir argümana başvurduğunuzu belirtmenin genelde hatalı mantık yürütme, özelde ad hominem safsatası ile ilişkilendirilen potansiyel sorunları azaltmanız açısından faydalı olduğunu da göz önünde bulundurmalısınız.

Son olarak, ad hominem argümanlarına cevap verirken, bu tür saldırılar ne kadar kişisel ve ne kadar bel altı olursa olsun, etkilenmemek için elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız. Bir saldırıdan etkilenmemek elbette zordur; ancak etkilenmediğiniz takdirde saldırıyı daha akıllıca ele alabilir ve insanların bu türde saldırılara başvurmasının temel sebeplerinden birini tamamen ortadan kaldırabilirsiniz.

Özetle, yerinde ad hominem argümanlarını düzgünce ele almalı ve hatalı ad hominem argümanlarını bu argümanların konuyla bir ilgisi olmadığını belirterek, argümanlara doğrudan cevap vererek, görmezden gelerek veya dikkate alıp tartışmaya devam ederek cevaplandırabilirsiniz. Bu yöntemlerin yanında size yönelik yapılan bir ad hominem saldırısına, bu saldırının barındırdığı sorunları göstermek amacıyla, bir ad hominem saldırısı ile cevap verebilirsiniz. Eğer böyle bir karşı saldırıda bulunacaksanız hatalı mantık yürütme tuzağına düşmediğinizden emin olmalısınız.

Not: Ad hominem argümanlarına cevap verirken aklınızda tutmanız gereken iki faydalı ilke bulunmaktadır. Bu ilkelerden ilki, sizi bir kimsenin bir sözü üzerine düşünürken bu kişinin iyi niyetle bu sözü söylediğini düşünmeye yönelten iyi niyet ilkesidir. İkincisi ise sizi, bir kimsenin olumsuz bir sonuca yol açan bir şey yaptığında, davranışının makul bir açıklaması olduğu sürece, bu kişinin kasıtlı olarak zarar verme arzusuyla hareket etmediğini varsaymaya yönelten Hanlon`un usturasıdır.

Ad Hominem Argümanlarına Başvurmaktan Nasıl Kaçınabilirsiniz?

Ad hominem safsatasından kaçınmanın altın kuralı, bir argümanın kaynağına saldırmaya yönelik geçerli bir sebebiniz olmadığı sürece kaynağa saldırmaktan kaçınmaktır. Buna ek olarak saldırmak için geçerli bir sebebinizin olduğu durumlarda saldırınızı açıkça gerekçelendirmek, tartışmaya taraf kimselerin neden bu yöntemi tercih ettiğinizi anlamasını sağlayabilir.

Örneğin, şaibeli bir sponsorun gözetimi altında bir bilimsel çalışma yürüten bir bilim insanıyla tartıştığınızı düşünün. Bu bilim insanını basitçe "açgözlü bir yalancı" olarak yaftalamak istismar niteliği taşıyan bir ad hominem saldırısıdır ve tartışmaya herhangi bir katkıda bulunmaz; dolayısıyla böyle bir saldırıdan kaçınılmalıdır. Buna karşın saldırıyı bilim insanının öznesi olduğu çıkar çatışması çerçevesinde yapılandırmak ve saldırıyı çıkar çatışmasının geçmişte insanları nasıl etkilediğine yönelik örneklerle desteklemek, çıkar çatışmasının bilim insanının çalışmasını ne yönde etkileyebileceğini göstermek çok daha akla yatkın bir argüman üretmenizi sağlar.

Özet ve Sonuçlar

  • Ad hominem argümanları, argümanın kendisi yerine doğrudan kaynağını hedef alan saldırılardır.
  • Günlük dilde "ad hominem" terimi, tartışma ile herhangi bir alakası olmaması gibi bir kusura sahip bir argüman çerçevesinde şekillenen saldırılar anlamında kullanılmaktadır. Buna karşın ad hominem saldırıları mantıklı ve yerinde saldırılar olarak da kullanılabilmektedir.
  • Ad hominem argümanların her biri farklı türde bir saldırıyı içeren türleri vardır; bu saldırılar arasında karşı tarafı ikiyüzlülükle yaftalamak, amaçlarını sorgulamak, mevcut durum hoşlarına gitmiyorsa bulundukları yeri terk etmelerini söylemek, küfretmek vb. bulunmaktadır.
  • Yerinde kullanılan ad hominem argümanları uygun şekilde ele alabilir, yersiz saldırıları ise bu saldırıların konu ile herhangi bir alakası olmadığını belirterek, doğrudan cevaplandırarak, görmezden gelerek veya dikkate alıp tartışmaya devam ederek cevaplandırabilirsiniz.
  • Ad hominem safsatası tuzağına düşmemek için ise, böyle bir saldırının uygunluğunu uygun bir şekilde gerekçelendiremediğiniz sürece, argümanın kendisine saldırmak yerine argümanın kaynağına saldırmaktan kaçındığınızdan emin olmalısınız.

* İlgili makale, Evrim Ağacı adlı popüler bilim sitesinden alıntıdır. Makaleye aşağıdaki bağlantı aracılığıyla erişilebilir.

Bağlantı: https://evrimagaci.org/kisilige-saldiri-ad-hominem-safsatasi-insanlar-cevap-veremediklerinde-neden-kisilige-saldiriyorlar-219
CC sohbet icin buraya
  Mesaj Ekle, arkadaş oyun sohbet icin cagir