ChatCity sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç ve kendi radyo yayınını yap

Forum sayfaları sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç erkek kız arkadaş bul


sohbet, okey, tavla, chat
26 Nisan 2024, Cuma 23:09   

 

ChatCity Forum
Chatcity Forumlarında mesaj yazmadan önce Forum Kurallarını mutlaka okuyunuz...

En İyiler  Son Eklenenler       
sohbet forum basliklari  CC-Forum> Mühim Mevzular > Politika, Tarih
forum sohbet oyun basliklari
   Mustafa Kemal Atatürk
 <<1 2>>
Mesaj Ekle, sohbet ve oyun icin cagir
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

alesta83

alesta83 resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  5.Şub.2008 Sal 20:32:29      Mustafa Kemal Atatürksohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d
1 Ocak-2 Şubat 1924
İlk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, İzmir’de...


Şapka ve kıyafet devrimi konuşmasını yaparken, Kastamonu’da...
23 Ağustos 1925



Aynı günlerde şapkasıyla Kastamonu’da... Ağustos 1925



Şapka ve kıyafet devrimi konuşmalarını yaptığı Kastamonu seyahati dönüşü Çubuk’ta karşılayanlarla...1 Eylül 1925


Mersin’den dönen Başbakan İsmet Paşa’yı Ankara istasyonunda karşılarken...5 Nisan 1926


Bursa’da Darülelhan (İstanbul Belediye Konservatuarı) topluluğunun verdiği konserden sonra bir genç kızla... 29 Mayıs 1926


Mareşal Mustafa Kemal, Ankara yakınlarındaki I. Ordu manevralarında... 8 Ekim 1926



Gazi Mustafa Kemal, Ertuğrul yatında dinlenirken...1 Temmuz 1927



Gazi Mustafa Kemal, Büyük Nutkuna başlarken...

15 – 20 Ekim 1927



Cumhuriyet Halk Partisinin ikinci büyük kongresinde
Büyük Nutkunu okurken...

16 Ekim 1927



Gazi Mustafa Kemal, Şeref Tribününden töreni kabul ediyor.
Yanında T.B.M.M. Başkanı Kâzım Özalp ve
Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak...

29 Ekim 1927



Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati ile Ankara Okullarının
jimnastik gösterilerini seyrederken...

10 Mayıs 1928



Gazi Mustafa Kemal, Orman Çiftliği’nin 3 ncü kuruluş yıldönümünde Afgan Kralı Amanullah Han ve Eşi ile...

21 Mayıs 1928



Afgan kralı Amanullah Han’la Başbakan İnönü’nün
tenis oynayışlarını seyrederken...
24 Mayıs 1928

Afgan kralı Amanullah Han’la...
Mayıs 1928


T.B.M.M. Başkanı Kâzım Özalp ve İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yla
İzmit Garı’nda trende...
5 Haziran 1928


II. Süvari Tümen Komutanı Tümgeneral M. Aşir Atlı ve İzmit İl Jandarma Alay Komutanı Alb. H. Fikri Tolon tarafından İzmit’te karşılanırken... 5 Haziran 1928


L’illustration dergisinin 13 Ekim 1928 tarihli sayısının kapağında Başöğretmen Atatürk’ün yeni Türk harflerini
tanıtan bu fotoğrafı yer almıştır...


Kayseri Cumhuriyet Halk Fıkrası (Partisi) binası önünde kara tahta başında Başbakan İnönü’yle yeni Türk harflerini tanıtırken...
20 Eylül 1928


Ankara Palas’ta verilen bir çocuk balosunda çok sevdiği Türk çocukları arasında. Atatürk’ün solundaki çocuk Ömer İnönü’dür...
23 Nisan 1929


Gazi Mustafa Kemal Çiftlik’te... 14 Temmuz 1929
 
Cumhuriyet Bayramı’nda şeref tribününde.Yanında T.B.M.M. Başkanı Kâzım Özalp, Başbakan İsmet İnönü ve Genelkurmay Başkanı Fevzi çakmak

Ankara Palas’ta kostümlü Cumhuriyet Balosu’nda...
29 Ekim 1929


ül
Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın kızının
nişan töreninde...
20 Aralık 1929




Gazi Mustafa Kemal Prof. Afet İnan’ın “Kadın Hakları”
üzerine verdiği konferansta...
3 Nisan 1930
 
Yalova İskelesinde... 15 Haziran 1930

29 Ekim 1930

 
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal T.B.M.M.’de konuşurken...
Kasım 1930


 
Kayseri Lisesi öğrencileri arasında... 18 Kasım 1930

 
Yurt gezilerinde, Tokat’ta bir köylü vatandaşın derdini dinlerken... 21 Kasım 1930

 
Gazi Mustafa Kemal, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve
Yaver Rusuhi ile Samsun’da...
25 Kasım 1930

 
Samsun Lisesinde öğrencilerle ders dinlerken... 26 Kasım 1930

 
Gazi Mustafa Kemal, Samsun’da bir ortaokulun Coğrafya dersinde...
26 Kasım 1930

 
Gazi Mustafa Kemal, Harp Okulunda öğrencilerle, İstanbul...
2 Aralık 1930


Gazi Mustafa Kemal, İstanbul Üniversitesinde
öğrencilerle ders dinlerken...
5 Aralık 1930

 
Edirne Öğretmen Okulu öğretmen ve öğrencileriyle...
24 Aralık 1930

Edirne’de ihtiyar bir kadını dinlerken. 25 Aralık 1930


Gazi Mustafa Kemal, İzmir Türkocağı’nda Çayda...
Sağında: Fahrettin Altay Paşa, Solunda: Kâzım Dirik
2 Şubat 1931

Dörtyol gezisinde bir çocuğu severken... 15 Şubat 1931
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

muratugras82

muratugras82 resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  5.Şub.2008 Sal 20:53:56sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d

Güzel bir çalışma... Emeğin için teşekkür ediyorum. Sanki bir müze de bir resim galerisinde gibi hissettim bir an kendimi...

Saygılarımla.

sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

HoKKaBaZ

HoKKaBaZ resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  5.Şub.2008 Sal 21:08:41sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d

  Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.

                                                                                                  Mustafa Kemal Atatürk, 1920

sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

wiyerriy

wiyerriy resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  5.Şub.2008 Sal 21:30:55sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d

---SON MEKTUP---

Siz beni hala anlayamadınız
Ve anlayamayacaksınız çağlarca da.
Hep tutturmuş, yıl 1919 Mayıs ın 19 u diyorsunuz
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz!

Mustafa Kemal i anlamak bu değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz degil.

Bana muştular getirin bir daha
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan.
Kuru söz değil iş istiyorum anladınız mı?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülleriyle yazdınız mı?

Mustafa Kemal i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız
Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar...
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.

Mustafa Kemal i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
Bilime , sanata varılmaz rezil dalkavuklarla
Bu vatan, bu canım vatan sizden çalişmak ister
Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter

Mustafa Kemal i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Hala o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Hala oturmuş bana on kasımlarda ağlıyorsunuz.
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın,
Uluslar fethine çıkıyor uzak dünyaların.

Mustafa Kemal i anlamak göz boyamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Demokrasiyi getirmişim size, özgürlüğü
Görüyorum ki hala aynı yerdesiniz hiç ilerlememiş.
Birbirinize düşmüşsünüz Halk a eğilmek dururken
Hani köylerde ısık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?

Mustafa Kemal i anlamak itişmek değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.



Bırakın o altin yaprağı artık.
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana neler yaptınız ondan haber verin...
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?

Mustafa Kemal i anlamak yerinde saymak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

bakTerii

bakTerii resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  5.Şub.2008 Sal 21:47:56sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d
fiogf49gjkf0d

"ATA" mizi saygiyla aniyorum.. ...

sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

xxxAlexandroxxx

xxxAlexandroxxx resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  5.Şub.2008 Sal 21:56:33sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d
fiogf49gjkf0d
Keşke bugünleri görebilseydi..................................
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

bakTerii

bakTerii resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  5.Şub.2008 Sal 22:07:48sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d
Ben size yolu gösterdim ama hala gidip gitmemek te tereddüt ediyorsunuz..cesur olun ve yürüyün derdi..!!!
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

prangaxxx

prangaxxx resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
ozel karakter ile sohbete katil
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  5.Şub.2008 Sal 22:54:38sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d

Alesta guzel bir derleme olmus.

Tesekkurler.

Ataturk`u ne kadar cok yinelersek, zehirlemeye calistiklari cocuklari kurtarabilme sansimiz o kadar artar.

tesekkurler tekrar

sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

manolya41

manolya41 resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  6.Şub.2008 Çar 00:08:34sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d
ATATÜRK’ÜN GÜZEL SANATLAR VE SANATÇI İLE İLGİLİ SÖZLERİ

— “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.”

—“Sanat güzelliğin ifadesidir… Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.”

—“Sanatkar, toplumda uzun mücadele ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.”

—“Hayatta müzik lazım değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat, insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut olamaz. Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.”

—“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”

—“Yüksek bir insan toplumu olan Türk Milletinin tarihi bir özelliği de güzel sanatları sevmek ve onunla yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan gelen zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlar sevgisini ve milli birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve önlemlerle bağlayarak geliştirmek milli idelimizdir.”

—“Güzel sanatların her dalı için, T.B.M.M.’nin göstereceği ilgi ve emek, milletin insani ve medeni hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir.”

—“Hepiniz millet vekili olabilirsiniz, Bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız.”

—“Güzel sanatlarda başarı; bütün inkılapların başarılı olduğunun en kesin delilidir. Bunda başarılı olmayan milletlere ne yazıktır. Onlar bütün başarılarına rağmen medeniyet alanında, yüksek insanlık sıfatıyla tanımaktan daima yoksun kalacaklardır.”

—“İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, millet ki, heykel yapmaz, millet ki, tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.”

—“Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Ancak bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk müziğidir. Bu ulusun yani değişikliğine ölçü, müzikte değişikliği alabilmesi, kavraya bilmesidir…”

—“İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”

—“Dünyada medeni olmak, ilerlemek ve olgunlaşmak isteyen herhangi bir millet mutlaka heykel yapacak ve heykeltıraş yetiştirecektir.”

—“Aydın ve dindar olan milletimiz, ilerlemenin sebeplerinden biri olan heykeltıraşlığı en üst derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evlatlarımızın hatıralarını güzel heykellerle dünyaya ilan edecektir.”

—“Sanatkar, cemiyette uzun ceht (aşırı çalışma) ve gayretlerden sonra anlında ışığı ilk hisseden insandır.”

—“Bunun içindir ki milletimizin… güzel sanatlara sevgisini… her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.”

—“Sanatçı, esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir.”

—“Sanatkar el öpmez; sanatkarın eli öpülür!”

—“Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim.”

—“Türk milletinin tarihi bir vasfı da güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin güzel sanatlara sevgisini mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

manolya41

manolya41 resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  6.Şub.2008 Çar 00:11:05sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
fiogf49gjkf0d
ATATÜRKÇÜLÜK VE ATATÜRK E SAYGI

Ulusal Bağımsızlık Savaşımızdan sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti, tarih boyunca Anadolu da yaşamış çeşitli uygarlıklardan gelmiş ve farklı etnik kimliklere sahip insanları aynı bayrak altında ve ortak ülkü etrafında toplayabilmiş, demokratik bir devlet çatısı altında bir arada hür ve kardeşçe yaşamalarının olanağını yaratmıştır. Yaklaşık l000 yıldır aynı topraklar üzerinde birlikte yaşayan insanları millet yapan temel unsurlar, süreç içerisinde oluşturdukları ortak kültür, özgürlükçü ve demokratik anlayıştır. Milletimizi bölünmez ve bütün olarak bir arada tutan Atatürk İlkeleri ile özetlenebilecek değerlerdir. Bu ilkelere ek olarak, iyi niyet, hoşgörü, vatansever ve dirayetli devlet adamlığı, çağdaş teknoloji ve bilgi düzeyinin izlenmesine olanak veren ortak bir eğitim sistemi bütün demokratik rejimlerin yaşamsal gereksinimleridir. Hangi rejimde olursa olsun, siyasal bağımsızlığın diğer bir koşulu da ekonomik bağımsızlıktır.

Son yıllarda, çağdaş demokratik rejimlerin vazgeçilmez unsurları olan merkez sağ ve sol görüşlerin başarılı bir ekonomik ve siyasal yönetim gösterememiş olmasının yanı sıra, erdemli devlet ve siyaset adamlarının giderek azalması, toplumumuzun değer yargılarında yıpranmalara, bireylerin sisteme ve devlete olan güveninin sarsılmasına yol açmıştır. Bunun sonucu olarak; rejim karşıtı, bölücü, ve ırkçı radikal unsurlar güçlenmeye başlamıştır. Vatanseverlik, yardımseverlik, erdemlilik, bilim ve bilgiye saygı ve namus gibi toplumumuzu yüce kılan ortak değer yargılarımızın yıpranması, din gibi toplumumuz için çok önemli kutsal değerlerin günlük politikalar içine çekilerek kirletilmesi, ülke bütünlüğümüzü sarsacak noktalara gelinmesine yol açmıştır. Devlet içinde ve sivil toplum örgütlerinde, iç ve dış bölücü çıkar çevrelerinin de desteğiyle alabildiğine yayılan anti-demokratik görüşler, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundaki temel yapı taşlarını yerinden sökerek Milletimizin bölünmesine çalışılır olmuştur.

Ülkemizi yönetenlerin bedevi çadırlarında hakarete mağruz kalmayı hazmedecek kadar alçalabildiği, dünya basınında Ülke Bütünlüğümüzün tartışılmaya başladığı, rejimin ve Devletin her vesile ile yıpratıldığı, din bezirganlarının şeriat adına, yarı aydın sahte cumhuriyetçilerin ise globelleşme adına göz yumduğu "sınırlarımız içinde bölünmez bütünlüğümüz" ilkesinin yıpratılmaya çalışıldığı sürece "DUR" diyen, gene Atatürk ilkelerine, yasalarına yürekten bağlı sivil ve askeri kurum ve kuruluşlar olmuştur. Yurtdışı kaynaklardan da beslenen Gerici ve bölücü tehlikenin henüz ortadan kalkmadığı şu günlerde; bizi hür ve çağdaş Uygarlıklar düzeyine ulaştırmayı hedefleyen, bizlere katı dogmalar yerine akıl ve bilim yolunu gösteren Atatürk İlke ve Devrimlerine daha çok sahip çıkmak her vatanseverin öncelikli görevi olmalıdır.
Hilafetin yıkılmasından bu güne kadar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin karşısında yer alan ve fırsat buldukça kuyusunu kazmaya çalışan gerici ve şeriatçı grupların Atatürkçülüğü yıpratmaya çalışması yeni bir şey değildir. Ancak son yıllarda bu kesime, Toplumumuzda çok yaygın olan okumuş cahil ya da yarı aydın kesim de katılarak Atatürkçülüğün günümüz koşullarında Ülkemiz gerçekleriyle bağdaşmadığı ve aşılmasının gerektiğini, hatta Atatürkçülüğün çağ dışı bir ideoloji olduğunu ileri sürmeye başlamışlardır. Çağımız akıl ve bilim çağıdır. Bilim ve teknoloji gelişmiş ülkelerin yürütücü kuvveti ve bir anlamda motoru haline gelmiştir. Ekonomik ilerleme toplumsal refahın ve demokrasi anlayışının gelişmesine olanak sağlamaktadır. Milletimize çok daha önceden, daha 1924 yılı 30 ağustosunda, "Efendiler, artık yurt bayındırlık istiyor; zenginlik ve gönenç istiyor. Bilim ve beceri, yüksek uygarlık, özgür düşünce ve özgür kafa istiyor." diyerek özgür düşünce ve bilimin meşalesini yol gösterici ışık olarak gösteren büyük Önder in düşünce ve ilkelerinin aşılması, bir arabanın kendi motorunu geçmesinden farksızdır. Atatürkçülüğü aşmak adına ilkelerinden vazgeçmemiz; akıl yolunu, bilim yolunu terketmemiz, aynı benzetme ile arabanın motorunu durdurup önüne öküz koşmamıza benzetilebilir.

Bugünümüz ve hatta yakın geleceğimiz açısından bakıldığında, Atatürkçülüğü yalnızca Türk toplumu için değil, bütün dünya toplumlarının barış ve birlik içinde yaşamalarının temel koşulu olduğu bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Türk Milletine benzer yapısal özellik gösteren topluluklar, aklın ve bilimsel düşüncenin gereği olan bu ilkeleri kendi ülkelerinde halen uygulayarak dünyanın en gelişmiş ülkeleri durumuna gelebilmiştir. Etnik yapıları çeşitlilik gösteren farklı toplumlarda ise bu ilkelerle çelişen uygulamaların parçalanmalara yol açtığı açıkça görülmektedir.

Atatürk ve Atatürkçülüğü kendi bildiklerince yorumlamaya kalkan diğer bir ortayolcu kesim ise, en az şeriatçılar kadar yıpratıcı olmaktadır. Bir bütün olan Atatürkçü anlayışın yalnız bir kısmını ön plana çıkartarak yapılan bu yorumlara en çarpıcı örnek, "ben şeriatçı değilim" diyemeyen sözde anayasal siyasi bir partinin eski liderinin bile, "Atatürk yaşasaydı O da bizim partiye üye olurdu" diyebilmesidir. Atatürkçülük; kişilerin yorumlarına dayalı olarak tanımlanabilecek bir düşünce tarzı değildir. İnsanların bir arada; hür, kardeşce, barış içerisinde, aralarında ayrım olmaksızın yaşayabilmelerinin, vatandaşı oldukları ülkenin birlik ve beraberliğini koruyarak uygarlık düzeyini yükseltmelerinin ve bu yolla uluslararası düzeyde saygın bir yer edinilmesinin gerek ve temel koşullarını bir araya getiren bir temel öğreti olup, özü ATATÜRK İLKELERİ nde belirtilmiştir.

Bir arada ve birbirinin bütünleyicisi olarak düşünülmesi gereken Atatürk İlkelerinden, Atatürkçü düşüncenin temeli sayılan Cumhuriyetçilik, aynı topraklar üzerinde bir arada yaşayan insanların kendi kendilerini yönetmeleri, yönetim üzerinde toplumsal iradeleriyle söz sahibi olabilmeleri, ayrımcı ya da ırkçı yaklaşımlarda bulunmamaya özen göstermeleridir.

Atatürkçü Milliyetçilik ise milletçilik, kısaca milletini sevmek ve o milletin bir ferdi olmaktan onur duymaktır. Vatanımız dediğimiz bu topraklarda yaşayan insanlarımızın tümünün oluşturduğu Milletimizi, ümmetçilik ya da ırkçılık gibi çağ dışı düşüncelerin dışında, bir arada tutmaya yönelik temel ilke olarak ele almak gereklidir. Atatürk, "Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir" diyerek ulus milliyetçiliğini ifade etmiştir.

Huzur, refah ve ilerleme içerisine olan ülkelerin, yakın ve uzak çevresindeki ülkeler tarafından taciz, tehdit ve hatta işgal edilebilecekleri inkar edilemeyecek bir gerçektir. Bu tür düşmanca düşüncelere karşı güçlü bir devlet vazgeçirici bir unsur olacaktır. Devletin kendi toplumunun varlığı ve güvenliği için ekonomik, askeri ve siya-sal yönden güçlü olmasının önemi tüm dünyada giderek daha iyi anlaşılmaktadır. Atatürk Devletçiliği, kişi hak ve özgürlükleriyle barışın güvencesi olan güçlü bir devletten yana olmak demektir. Bireyci olmak yerine örgütlü toplumcu olmak, toplumun en üst örgütü olan devletci olmak, gereğinde yurtseverce fedakarlıkta bulunmanın temeli olmuştur.

Her türlü yeniliğe, çağdaşlaşmaya açık olmak, toplumsal ve bilimsel değer yargılarımızı gelişen dünya koşullarından soyutlamamak ve köhnemiş kurumlarımızı ya da anlayışlarımızı atmak olarak özetlenebilen Devrimcilik Ülkemizde ne yazık ki Atatürk ten sonra uygulanamamıştır. Dogmalar ve mutlak kalıplardan kaçınan Kemalist ideoloji, sürekli devrimler yoluyla daima en yenilikçi ve ilerici çözümlere ve yöntemlere erişmenin yollarını açmıştır. Ancak Atatürkçülüğü benimsemiş olduğunu söyleyen çevreler bile, yalnızca Atatürk ün sağlığında yaptıklarını ve söylediklerini savunarak statükoculuktan ya da bir çeşit tutuculuktan kurtulamamışlardır. Değişen dünya koşullarında en ileri çözümleri, yeni söylemleri üretemeyen siyasal yönetimler sonucu, çağdaş değerlerin ve evrensel refah seviyesinin gerisinde kalınmıştır.

Gerici güçlerin etkisiyle yıkılmak istenen özgürlükçü ve demokratik Rejimimizin sürdürülmesinde laikliğin önemi giderek daha iyi anlaşılır olmuştur. Toplumlar içinde her türlü inanca sahip insanlar bulunabilir, çoğu insanın en duyarlı olduğu ve ödün veremeyeceği konu olan dini inanç, kişilerle inandıkları tanrıları arasındadır. Bir devletin herhangi bir din ya da mezhebi resmen koruması ya da benimsemesi, diğer inanışlardan olan insanları devletlerinden soğutur. İlk çağlardan bu yana dinler ve mezhepler arasında savaşlar ve çatışmaların eksik olmadığını biliyoruz. Devletlerin bütünleştirici ve birleştirici işlevlerini yerine getirebilmeleri onların din-mezhep inançlarından uzak kalmalarına bağlıdır. Kaldı ki, Ülkeler gelişen dünya koşullarına bağlı olarak, değişen yasalar ve ilkeler çerçevesinde yönetilmek zorundadır. Oysa dini düşünceler ve inançlar zamanla değişime uğramazlar. l500 ya da 2000 yıl önceki dini inançların halen geçerli olması mümkünken, ülkelerin l00 yıl önceki gibi dahi yönetilmeye tahammülü yoktur.

Atatürk İlkelerinin; yalnız bugünkü ülke gerçekleri değil, bugünkü dünya gerçekleri de göz önüne alındığında çok doğru, çağdaş millet olmak için vazgeçilmez unsurlar olduğu görülmektedir. Atatürk ten habersiz toplumlar bile, Atatürkçü İlkeler paralelinde refah içinde hatta dünyanın süper gücü olarak yaşarken, milletçiliği değil ırkçılığı, laikliği değil dini toplum olmayı, yenilikçiliği değil yobazlığı benimsemiş Ülkelerin içinde bulundukları durumu bugün daha iyi görmek ve Atatürk ü daha iyi anlamak mümkündür.

Devlet ve millet olarak; uygarlıkta ileri gidebilmiş olan, çağı belirleyen ülkelerin görgü ve bilgilerini, yaşama yaptıkları katkıları izlemek, benimsemek, geriye değil ileriye dönük olmak olan çağdaşlaşma Toplumumuzun en önemli sosyolojik ve ekonomik hedefi olmalıdır. Ülkemizin çağdaşlaşması; vatansever, ilerici ve çalışkan insanlarımızın nüfusumuza oranla çoğalması, bu tür düşünceye sahip insanların Devlet tarafından kollanması, gerici, antilaik, ırkçı ve dolayısıyla bölücü veya çağ dışı zihniyetlere sahip unsurların giderek elenmesi, bilim ve teknoloji alanında büyük adımlar atılabilmesi için gerekli kaynakların ayrılması, düşünen, konuşan ve uygarca tartışan, kendisi ve ülkesi için daha iyiyi isteyen nesillerin yetiştirilmesine bağlıdır.

Atatürk İlkelerinin bütünleyicisi olan Atatürk Devrimleri, gelişen dünya uygarlıkları karşısında uzun bir süre yerinde sayarak çok geri kalmış olan Milletimizin, Ulusal Bağımsızlık Savaşı nedeniyle uyanmış olan benliğinin yeni bir savaşa, uygarlık, aydınlanma ve ilerleme çağında olması gereken yeri alma mücadelesine yönlendirilmesi için atılmış büyük adımlardır. Ne acı ki, gerici, yobaz ve Atatürk düşmanı olan kişi ve çevrelerce sürekli suistimal edilen Atatürk Devrimleri ve gerekleri, kaldırılmaya veya değiştirilmeye çalışıldığı için tam amacına ulaşamamış, çağdaş değerleri geri dönülmez bir biçimde toplumumuza yerleştirememiştir. Giderek yobazlığın, cahilliğin ve şeriatçılığın pençesine itilen Ülkemizde çok geç olmadan, vatanını gerçekten sevenlerin de, en az demokrasi düşmanları kadar aktif hale gelerek Atatürk İlke ve Devrimlerine sahip çıkmaları gereklidir. Bunun için öncelikle ADD gibi Atatürkçü derneklerde, günlük siyasi gelişmelerle kirlenmemiş sivil toplumsal kuruluşlarda örgütlenmek gereklidir.

Atatürkçülüğün çağdaş bir toplum olmadaki yol gösterici ışığını göremeyecek kadar kör ya da aklı selimden uzak kişiler dahi, bu topraklar üzerinde özgürce yaşayıp ibadet etme, üniter bir devletin onurlu bayrağı altında gururla ve namusla yaşama kavuşmalarını öncelikle borçlu olduğumuz Atatürk e minnet duymalıdırlar. Özgürlükçü ve devrimci kimliği ile bir devlet adamı olan Atatürk ü anlayamamış olanların bile, vatanın ve milletin esaretten kurtulmasını borçlu olduğu asker Atatürk e karşı minnet duymaması, aziz hatırasına saygı göstermemesi insanlık dışıdır.

Düşmanları tarafından bile her zaman hayranlıkla anılan büyük asker-ideolog, devlet adamı olan Atatürk e saygı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü nün (UNESCO) l978 Yılı Sonbaharındaki 20. Genel Konferansında, l98l yılının ATATÜRK ün doğumunun l00. yılı olması nedeniyle l57 milletin oybirliğiyle aldığı aşağıdaki kararla Uluslararası niteliğini ortaya koymuştur:

ATATÜRK ; Uluslararası anlayış, işbirliği ve barış yolunda çaba göstermiş üstün bir kişi, olağanüstü reformlar gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk lider, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, bütün hayatı boyunca in-sanlar arasında renk, din ve ırk ayrımı göstermeyen eşsiz bir devlet adamı,Türkiye Cumhuriyetinin kurucusudur.
Dr. Haluk TÜRKDEMİR
Öğretim Üyesi
CC sohbet icin buraya
 <<1 2>>
Mesaj Ekle, arkadaş oyun sohbet icin cagir