ChatCity sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç ve kendi radyo yayınını yap

Forum sayfaları sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç erkek kız arkadaş bul

sohbet banner
tavla okey sohbet forumu
10 Mayıs 2024, Cuma 13:52   
kız arkadaş sohbet linki

 

ChatCity Forum
Chatcity Forumlarında mesaj yazmadan önce Forum Kurallarını mutlaka okuyunuz...

  wsirine> Forum Mesajları
    wsirine'e ait Toplam 192 Forum Mesajı var
<<12345678 9101112131415161718...20>>


wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Mühim Mevzular >Politika, Tarih >Bu millet oyunu bir çuval kömüre satmaz>
  4.Ara.2008 Per 02:24:36
fiogf49gjkf0d
Hazine Müsteşarlığı 2007 yılında yardıma muhtaç ailelere yapılan kömür
yardım bedelini görev zararı olarak TKİ ye ödemiş ancak hala ödemesi
gerekilen borcu çıkmıştır. Hazine nin yapılan bu yardımlar nedeniyle borç ödemelerini toplanan vergi gelirlerinden yaptığı bilinen bir gerçektir
Bir torba kömürle iki paket makarnaya Tav olanlar, bu işlerden Ne anlar?
Ne anlatılır? Mantığı mı devreye giriyor Bizleri poşetlerle, küreklerle gıda veyakacak yardımına muhtaç edenler yoktu.
İşsiz güçsüz, perişan sayısı on kat azdı.Her şey iyi, her şey mükemmel, her şey tıkırında.
Kötü olan hiç bir şey yok, ortalık güllük gülistanlık.Geçim sıkıntısı içindeki vatandaşa, aldığı ücretle veya emekli maaşıyla niye geçinemediklerini
Yüzde 20 olduğu söylenen işsiz, güçsüz insanların yaşam mücadelesi veriyor Ülke İş bulsam, 24 saat çalışırım diyenlerle kaynıyor… Çalışanı, emeklisi kan ağlıyor. Ev yok, olsa eve götürecek aş yok vatandaş  perişanlık, çaresizlik içinde 
Kısaca; beş buçuk yıl önce 180 milyon dolar borcumuz vardı 500 milyon dolar borcumuz yoktu. Mesela satılmamış limanlarımız vardı, mesela satılmamış Telekom umuz vardı, mesela satılmamış topraklarımız vardı.
Beş buçuk yıl evvel laik dindar ayrımı yoktu. Hakikaten beş buçuk yıl evvel gemiciklerimiz yoktu. Ürününü değeri karşılığında satabilen köylü vardı, üretici vardı.
Fakirleştirip, Dilenciliğe özendiren,ahlak değerlerini kaybedip,daha sonra ahlak dersi vereni.güzel halkımı geçim derdine sürükleyenler utansın...AKP iktidarının hiç bir olumlu yönünü göremiyorum maalesef. Nasıl olsun ki? Bunlar iktidara geldikleri 2002 den beri sadece konuşuyorlar. Bunlar iyi yumurta pişirir, mısır patlatır ve de iyi gemi yüzdürürler.
Nerelerden nerelere geldik.Kim övünürse övünsün....


wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Geyik Muhabbet >Komik Şeyler >Bir koca nasıl pişiliril? Buyrun>
  22.Kas.2008 Cmt 22:38:18
fiogf49gjkf0d

manolya41 Çok güldümde....  bir şey dikkatimi çekti...
Acaba sitenin erkekleri, neden buraya cevap yazmadılar...
Halbuki çok güzel cevap yazacak üyelerimiz var..

Benden de Ispanaktan Koca Tarifi olsun

Koca dediğiniz çeşit çeşit elbette.
Ve şimdi
Çalışan bir kadının ıspanak pişirdiği bir akşama göre
kocanın türü nasıl anlaşılırmış, bilgilerinize sunuyorum.

Kadın akşam işten çıkar, markete gidip ıspanak alır, koşarak eve döner.
Üstünü değiştirir.
Mutfağa koşar, ıspanakları yaprak yaprak yıkar ve pişirir.
Sonra sofrayı hazırlar, ama oda ne. Yoğurt almayı unutmuştur.
Ve hemen kocasını arar.
Ve işte kocadan kocaya değişen cevaplar.

1 Ben geç geleceğim toplantım var. Yoğurtsuz yeyin...
(Laçka Koca)

2 Toplantım var yemeğe gelmeyeceğim. Ama bari yoğurdu alıp kapıdan bırakayım.
(Aldatan veya eve gelmemek için bahane arayan ama bir yandan da vicdanı sızlayan Koca)

3 Aradığınız no ya şu anda ulaşılamıyor.....
(İşte bu sahiden Aldatan Koca)

4 Yahu Kadın, ıspanağı aldın da yoğurdu niye almadın?
(Hıyar Koca)

5 Off yine mi ıspanak? Otlaya otlaya sığır olduk...
(Kalas Koca)

6 Tamam alırım...
(Problem istemeyen monoton Koca)

7 Tamam alırım, başka bir şey lazım mı?
(Normal Koca)

8 Aman ıspanakla mı uğraştın yapmadıysan dışarıda yiyelim...
(Süper Koca)




wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Geyik Muhabbet >Komik Şeyler >kellerin kendilerini kandırması:)>
  20.Kas.2008 Per 18:26:03
fiogf49gjkf0d

Başınızda saç var mı?
Yani kel misiniz, ya da lepiska saçlı mısınız?
Hangisi olursanız olun beyler, eninde sonunda hanımlara göre saçınız daha erken dökülüyor.

İlk yalan, bana yakışıyor la başlıyor, bırakında bunu başkaları karşınızdaki söylesin.

İkincisi : Ne kadar kellik o kadar erkeklik. Erkeklik baştaki saça kaldıysa eğer, hanımlarını söyleyeceği çok şeyler var demektir.

Üçüncüsü:  Tarihe bir bakın, bütün büyük adamlar keldir. ya tarih kitaplarındaki resimler yanlış, ya da bu bilgi,hangisi dogru dersiniz acaba?

Dördüncüsü : Bütün saç kozmetikleri para tuzağı. sadece saç kozmetiklerimi para tuzağı acaba?

Beşincisi İstesem saç ektiririm ama insanın doğal hali daha güzel.
 ne
duruyorsun o zaman ektir, daha da doğal ol

Altıncısı  Zeki kadınlar kelleri çekici buluyor. hangi zeki kadın demiş bunu acaba? çünkü zeki kadın bir erkekte neyin çekici oldugunu bilir ve bu hiç bir zaman kellik değildir.

Yedincisi :karizmamın bir parçası. Karizma başa ve saça kaldı desinize.

Sekizincisi: Benim saç kurutma derdim yok neyseki. Şükrediyorum halime. bakın bu söz çok doğru katılıyorum, hiç olmassa şaç kurutma makinesini kullanıp bozmuyorsunuz.

Dokuzuncusu: Benim babamın kirpi gibi saçları vardı.Niye babana çekmedin sanki?

Onuncusu: Çekicilik beyinden gelir, üzerindeki kıllardan değil. Bunda da haklısınız, tersinde Canım Ayıcıklar çok çekici olurdu değil mi?

Onbirincisi :benimki gibi yüz fizyonomisine uygun olmalı. Çok doğru, kafayı dış etkenlere karşı koruyamayında kafa düzleşiyor, yumurta gibi oluyor, pürüzsüz.

Onikincisi:Tarihte Japon döğüşçüleri kafalarını kazıtıp daha erkek görünürlermiş. Yanılmıyorsam onlar arkarında bir tutum saçı ömür tutarlarmış.

Onüçüncüsü :Gerçekten mi?, ben de inandım.

Ondördüncüsü :Bir adamın kafasında ya kıl, yada akıl olur.

bundan şunumu anlamalıyım, kılsız tüysüz erkekler daha mı akıllı olur?

Onbeşincisi :Maden olan yerde ot bitmez Bence burada toprak önemli, verimli toprakta her şey biter.



wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Geyik Muhabbet >Fıkralar >Sarışınlar>
  13.Kas.2008 Per 21:08:39
fiogf49gjkf0d

Hep sarışın kadınların üzerine olacak değil yaa...Bu da sarışın erkek fıkrası

Bir inşaatta 3 arkadaş çalışıyorlar. Biri esmer biri kumral biri sarısın.
Öğle yemeklerini beraber yiyorlar. Esmer olan çantasını açıyor ton balıklı sandiviç.

Of be her gün ton balıklı sandviç, eğer yarında karım ton balıklı sandiviç yapsın kendimi inşaatın tepesinden atacağım.

Kumral açar çantayı reçelli sandiviç, oda aynı sözleri söyler ve yarında aynı sandiviç olursa kendini atacağını dile getirir.

Sarışın açar peynirli sandiviç, oda aynen kendini atacağını söyler.

Ertesi gün esmer açar ton balıklı sandiviç kendini aşağı atar ölür.
Kumral açar çilekli sandiviç atar ve ölür.
Sarışın açar peynirli sandiviç ve kendini atar ölür.

Cenaze töreninde hanımları ağlamaklı bir şekilde konuşmaya başlarlar.
Kumralın hanımı
Ben nerden bilebilirdim ki her gün ayrı ayrı istediğini, sevdiğini zannederdim, her gün aynı sandivici yapardım hiçte şikâyet etmezdi.

Kumralınki de aynı şekilde devam eder.

Ama sarışının hanımı, bir yandan ağlar bir yandan da gülmemek için kendini zor tutar.
Diğerleri sorar
Sen niye gülüyorsun?
Sarısının hanımı
Kardeşim ben sizinkileri anlıyorum, sandivici siz yapıyordunuz ama benim bey, her sabah kendi sandivicini kendi yapardı..



wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Mühim Mevzular >Politika, Tarih >O nun Vedası Mustafa Kemal Atatürk>
  12.Kas.2008 Çar 22:01:30
fiogf49gjkf0d
fiogf49gjkf0d

BİZİ AFFETME ATAM...gözümüş yaşlı,yüreğimizde bir büyük acı
sana ve devrimlerine sahip çıkamamanın verdiği o onarılmaz yıkım Atam  biz senin emanetlerine sahip çıkamadık, bir zaman önce bu topraklardan kazımaya çalıştığın o gerici ayrık otlarının yeniden filizlenişine mani olamadık o yüce makamına sana yakışmayanlar dadandı atam , birşey yapamadık.En hakiki müşrid ilimdir  dedin  Şimdi ilim öğretenlerin konusu türba ve biz kütüphane kapatlara da göz yumduk.Senin bırkatığın  Cumhuriyete sahip çıkamadık Atam.Senin istediğin gibi bir türk gençi olamadık,ülkenin başındakiler vatanı satarken biz sadece izledik kılımız kıpırdamadı.Sana layıkolamadık Atam bana ve benim gibi gençlere seslenişinde sesini  yeterince ii duyamadık anlamaya çalışmak yerine  sözlerini ezberledik,fikirlerini yaşatıcamıza iyice sömürdük ve şimdi  bize emanet ettiğin vatan bıraktığın tüm değerlerini sömüren dalkavuk politikacıların ellerine bıraktık ,bize teslim ettiğin bu vatanı yeterince koruyamadık.Bursa nutkunda gerçek Türk gençliği nasıl olacağını söyledin ama biz hiç oralı olmuyoruz, anca forumda Atam izindeyiz yazıp kendimizi avutuyoruz en ufak tepki yok olayları sayrediyoruz .. Atam  senin dediğin gibi ey Türk titre ve kendine gel dediğimiz zaman herşey  düzelcek inş..gün gelir devran döner  sana verdiğimiz sözleri tutarız Atam ..

Mekanınız Cennet olsun umarım bizi affedersin Atam.

 


 

 


 



wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Mühim Mevzular >Politika, Tarih >O nun Vedası Mustafa Kemal Atatürk>
  10.Kas.2008 Pzt 11:20:11
fiogf49gjkf0d
10 Kasım - MUSTAFA KEMAL ATATÜRK (Seni Özledik Komutanım)

10 Kasım - MUSTAFA KEMAL ATATÜRK (Seni Özledik Komutanım)


İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!

***

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.

***

Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.

***

Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü müşkülât önünde, belki gâyelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle dönüyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlık telâkkileri bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur.

***

Benim, Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar.

***

Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint ten, Mısır dan döner dolaşır gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur.

***

Hayatımın bütün devrelerinde olduğu gibi, son zamanların buhranları ve felâketleri arasında da bir dakika geçmemiştir ki, her türlü huzur ve istirahatimi, her nevi şahsî duygularımı milletin kurtuluşu ve mutluluğu adına feda etmekten zevk duymayayım. Gerek askerî hayatımın ve gerek siyasî hayatımın bütün devir ve bölümlerini işgal eden mücadelelerimde daima hareket kuralım, millî iradeye dayanarak milletin ve vatanın muhtaç olduğu gayelere yürümek olmuştur.

***

Pekâlâ bilirsiniz ki benim bütün hayatımda bu ana kadar güttüğüm gaye, hiçbir vakit kişisel olmamıştır. Her ne düşünmüş ve her neye girişmiş isem, daima memleketin, milletin ve ordunun adına ve menfaatine olmuştur. Hiçbir zaman şahsımın üstünlüğünü ve sivrilmemi göz önüne almamışımdır.

***

Memleket ve milletin kurtuluşu ve mutluluğu için çalışmaktan başka bir maksadım yoktur. Bu, bir insan için kâfi bir sevinç ve haz temin eder. Benimle beraber olan arkadaşlarım, bütün vatandaşlarım da aynı maksadı takip etmektedirler. Şahsî ve ailevî huzur ve mutluluğun, milletin huzur ve mutluluğuyla ayakta durduğunu, memleketin güvenlik ve dokunulmazlığıyla mümkün olduğunu gerçek ve ciddî bir surette anlamışlardır. Ben ve benimle beraber olanlar, hedefimizin yüceliğine, yolumuzun doğruluğuna eminiz. Bunda asla şüphe ve tereddüdümüz yoktur. Milletimizin, Türk milletinin yakın, uzak tarihine lüzumu kadar bilgimiz vardır, Mazinin derslerini, bugünün ve geleceğin hayatı için göz önünde tutmak dikkatinden mahrum değiliz. Yaptığımız hizmetlerle övünmüyoruz. Yapacağımız hizmetlerin, iftihar sebebi olabileceği ümidiyle avunuyoruz.

***

(Çevresindekilere söylediği bir söz) :
Beni övme sözlerini bırakınız; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin!

***

Benim ihtiraslarım var, hem de pek büyükleri; fakat bu ihtiraslar, yüksek mevkiler işgal etmek veya büyük paralar elde etmek gibi maddî emellerin tatminiyle ilgili bulunmuyor. Ben bu ihtiraslarımın gerçekleşmesini, vatanıma büyük faydaları dokunacak, bana da gerektiği gibi yapılmış bir vazifenin canlı iç rahatlığını verecek büyük bir fikrin başarısında arıyorum. Bütün hayatımın ilkesi, bu olmuştur. Ona çok genç yaşımda sahip oldum ve son nefesime kadar da onu koruyacağım.

***

Allah bilir, hayatımda bugüne kadar orduya faydalı bir üye olabilmekten başka vicdanî bir emel edinmedim. Çünkü vatanın korunması, milletin mutluluğu için her şeyden evvel ordumuzun, eski Türk ordusu olduğunu dünyaya bir daha ispat lüzumuna çoktan inanmış idim. Bu inanca ait emellerimin şiddeti, ihtimal beni pek ziyade aşırı davranışlı göstermişti. Fakat zaman, saf ve temiz dimağlardan doğan fikrî gerçekleri -kabulünden çekinilse dahi- uygulattırır.

***

Bütün vazifelerin üstünde bizim de bir vicdanî vazifemiz vardı; o da, herkesin sudan bir takım vazifeler yaptığı sırada hayatımızı, varlığımızı bu milletin bağrına sokarak, onlarla beraber düşman karşısında uğraşmak olmuştur!

***

Ben vazifemin bitmediğini, yüklendiğim sorumluluğun da yüksek ve çetin olduğunu anlıyorum. Arkadaşlar, bu vazife bitmeyecektir; ben toprak olduktan sonra da devam edecektir! Ben seve seve, sevine sevine bütün varlığımı bu kutsal vazifeye vereceğim ve onun yüksek sorumluluğunu yüklenmekle mesut olacağım. Vazifeme başarı ile devam edebileceğim. Çünkü büyük milletimizin kalp ve vicdanında bana karşı sarsılmaz bir güven ve itimat taşımakta olduğunu görüyorum. Bu benim için büyük kuvvettir, büyük yetkidir.

***

Biz, eğer millet ve tarih önünde herhangi bir hata işliyorsak, bunun sorumluluğunu vicdan ve sağduyumuzda hissetmekten ve ödemekten, hiçbir zaman çekinecek insanlar değiliz.

***

Millet ve memleketin sayesinde kazanılan rütbe ve refahın bir ehemmiyeti, bir kutsallığı vardır. Biz bunlardan, ancak yine bu aziz millet ve memlekete borçlu olduğumuz son bir namus vazifesini yapmak içîn ayrıldık. Milletin kendi hayatını kurtarmak, kendi meşru hakkını müdafaa etmek için çıkardığı sese iştirak etmek, her kendini bilen vatandaşın vazifesidir. Eğer bu millet, bu memleket parçalanacak olursa umumî şerefsizliğin yıkıntısı altında, şunun bunun kişisel şerefi de parça parça olur. Biz, o umumî şerefi kurtarabilmek için harekete gelen millete ruhumuzla iştirak ettik, iştirakimize mâni olabilecek şahsî rütbeleri, mevkileri de umumî şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğruna feda ettik.

***

Ben, gerektiği zaman, en büyük hediyem olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.

***

(Mallarını millete bağışlaması nedeniyle söylemiştir) :
Mal ve mülk, bana ağırlık veriyor. Bunları, soylu milletime geri vermekle büyük ferahlık duyuyorum. Zenginlikten ne çıkar; insanın serveti, kendi manevî şahsiyetinde olmalıdır!

***

Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım! Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması, mutlaka o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben şahsen, bu
saydığım özelliklere çok ehemmiyet veririm ve bu özelliklerin kendimde varlığını iddia edebilmek için milletimin de aynı özellikleri taşımasını şart ve esas bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evlâdı
kalmalıyım! Bu sebeple millî bağımsızlık, bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri gerektirdiği takdirde insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereğinden olan dostluk ve siyaset münasebetlerini, büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım!

***

(Savarona yatında kabul ettiği Romanya Kralı Karol un, görüşme sırasında Almanya ile Çekoslovakya arasındaki Südet meselesine temas etmesi ve Atatürk ten Çekoslovakya Cumhurbaşkanı Beneş e bazı telkinlerde bulunmasını rica etmesi üzerine, görüşmeyi dinlemekte olan zamanın Dışişleri Bakam Tevfık Rüştü Aras a söyledikleri):
Majeste Kral m söylediklerini dikkatle dinledim. Benden, bir devlet reisine kendi ülkesinden bir parçayı Almanlar a terk etmesini tavsiye etmekliğimi mi istiyorlar? Benim gibi, bütün ömrü boyunca yurdunun bağımsızlığı ve bîr karış toprağım başkasına vermemek için savaşan bir adam, inançlarına aykırı bir şeye nasıl aracı olur? Görüyorum ki Majeste Kral, beni ve karakterimi iyi tanımıyorlar.

***

Ölüme doğru en çok atılanlardan biriyim. Kurşun ve gülle yağmuru altında birçok muharebelere iştirak ettim. Hattâ ölüm bir defa, kalbimin yanından sıyırarak geçti. Kalbimin üzerinde bir saat vardı ve bu saat, mermi parçasının şiddetini kırdı.

***

Her zaman tekrar mecburiyetinde kalıyor ve tekrarı da faydalı görüyorum ki, eğer ben milletime herhangi bir hizmette bulunmuşsam, eğer ben herhangi bir teşebbüste ön ayak olmuşsam, bu hizmet ve teşebbüsün temel kaynağı, saygılar ve sevgilerle bağlı olduğum, bundan sonra da saygı ve sevgiyle mutluluk ve refahına varlığımı, hayatımı vereceğim aziz milletime, sizlere dayanmaktadır. Bir millette güzel şeyler düşünen insanlar, fevkalâde işler yapmaya kabiliyetli kahramanlar bulunabilir. Ama öyle kimseler yalnız başına hiçbir şey olamazlar; meğer ki bir umumî hissin ifadesi, temsilcisi olsunlar! Ben milletimin düşünce ve duygularını yakından tanımaktan, aziz milletimde gördüğüm kabiliyet ve ihtiyacı belirtmekten başka bir şey yapmadım. Onun bu kabiliyet ve duygularını sezip tanımakla övünüyorum. Milletimdeki, bugünkü zaferleri doğurabilecek özelliği görmüş olmak... Bütün bahtiyarlığım işte bundan ibarettir.

***

Arkadaşlarımız ve milletin bütün fertleri gibi, millî davamızda benim de emeğim geçmiş ise, bu çalışmada iş yapma kuvveti ve başarı varsa, bunu şahsıma atfetmeyiniz. Ancak ve ancak bütün milletin manevî şahsiyetine atfediniz. Ben, milletin bu yüksek, manevî şahsiyeti içinde bir naçiz fert olmakla bahtiyarım. Efendiler, millet bütünüyle manevî bir şahıs halinde ve bir birleşmiş kitle şeklinde belirdi ve bu yüce birliği koruyarak ona düşman olanları ortadan kaldırdı.

***

Milletimle yakından ve gösterişten uzak karşılıklı görüşmenin zevkini, bahtiyarlığını anlatamam. Her ne vakit milletimin karşısında kendimi görsem, her ne vakit milletimin fertlerinden birkaçının yüzüne baksam, oradan ruh
ve vicdanıma gelen ışık, benim için en kıymetli bir ilham ve verim alevi oluyor!

***

30 Ağustos ta sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk Milleti nin yanımda bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir. Bir insan kendini, milletle beraber hissettiği zaman, ne kadar kuvvetli buluyor bilir misiniz? Bunu tarif müşküldür.

***

Hayatımda en büyük dayanak ve kuvvetim, vatandaşlarımdan gördüğüm itimat ve destekdir. Bütün vazifelerimde manevî, vicdanî olan en büyük endişem, emanetinizin hürmet ve kutsallığına devamlı olarak dikkat etmektir.

***

Samimî olarak bu memleketin, bu milletin menfaatine yapılacak bir iş olsun, ben onu göz önüne almayayım; bu, mümkün değildir. Yalnız, işin gerçekten millete menfaati olmalı ve teklifin samimî olarak yapıldığına ben inanmalıyım.

***

Benim için dünyada en büyük mevki ve mükâfat, milletin bir ferdi olarak yaşamaktır. Eğer Cenab-ı Hak beni bunda muvaffak etmiş ise, şükrederim. Bugün olduğu gibi ömrümün nihayetine kadar milletin hizmetinde olmakla iftihar edeceğim.

***

Şimdiye kadar millete yapamayacağım bir şeyi vaat etmedim. Ben yapacağım dediğim zaman, buna inanmayanlar vardı. Buna rağmen hareket ettim. Görüyorsunuz ki başardık. Benim ve benimle çalışanların güveni vardır ki, yeni hedeflerimize de başarıyla varacağız. Şimdiye kadar söylediklerimin gerçekleşmiş olması, bütün tasavvurlarımın beni yalanlamaması, milletin ciddî ve samimî olarak bana yardımcı ve destek olmasıyla mümkün olmuştur. Onun için yeni gayelere erişmek için de bu yardım ve desteğe ihtiyacım vardır; onu benden esirgemeyiniz!

***

Benim şan ve şerefimden bahsetmek de hatadır. İyi dinleyiniz öğüdüm budur ki, içinizden herhangi bir adam çıkar, şan, şeref davası güder ve benzersiz olmak isterse, başınızın belasıdır; ilk önce kafası kırılacak adam budur! Mensup olduğum Türk milletinin şan ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım şerefim vardır, asla başka değilim.

***

Ben zannediyorum ki, millet fertlerinin hiç birinden fazla yüksekliğe sahip değilim. Bende fazla girişim görüldüyse bu benden değil, milletin bileşkesinden çıkan bir girişimdir. Sizler olmasaydınız, sizlerin vicdanî eğilimleriniz bana dayanak noktası teşkil etmemiş olsaydı; bendeki girişimlerin hiçbiri olmazdı. Millete ait meziyetleri yalnız şahıslara bırakan anlayış, eski idarelerin sistem ve usul meselesinden doğuyordu. Vaktiyle mevcut devlet ve devletlerin kuruluş şekli, sadece bir şahsın menfaatlerini ve arzularını tatmine yönelmiş idi. Şahısların bu arzu ve emellerine hizmet eden millet, gösterilen büyüklüklerin şerefinden asla payını alamaz, ancak hata ve beceriksizlik olursa onlar millete yüklenirdi. Bugün bu hâl mevcut değilse, millet kendi büyüklüğünü olduğu gibi dünyaya göstermişse, fazlalık bende değil, bugünkü idarenin niteliğindedir. Bu şekil mevcut oldukça, bu mevkie çıkacak herkesin yapacağı şey bundan başka türlü olamaz.

***

Sizden olan bir şahsa, sizden fazla ehemmiyet vermek, her şeyi milletin bir ferdinin şahsiyetinde odaklaştırmak, geçmişe, bugüne, geleceğe, bütün bu zamanlara ait bir toplumun meselelerinin aydınlatılması ve belirtilmesini yüksek bir topluluğun tek bir şahsiyetinden beklemek elbette ki lâyık değildir, elbette ki lâzım değildir.

***

Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda gerekli olmayan bir sırrı kalbimde taşımak kudretinde olmayan bir adamım. Çünkü ben, bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın önünde söylemeliyim. Yanlışım varsa halk beni yalanlar. Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni yalanladığını görmedim.

***

Ben, ancak daha iyisini yapabildiğim şeyi tahrip edebilirim; yapamayacağım şeyi de tahrip edemem.

***

Ben o adamım ki ordunun memleketi, milleti muhakkak bir neticeye götürebileceği noktalarda emir veririm. Fakat ilim ve bilhassa sosyal ilim sahasına dahil işlerde ben emir vermem. Bu alanda, isterim ki bana bilginler doğru yolu göstersinler. Onun için, siz kendi ilminize, kültürünüze güveniyorsanız, bana söyleyiniz. Sosyal ilmin güzel yönlerini gösteriniz, ben takip edeyim.
(Bursa da kendisini karşılayan çocuklara söylemiştir):
Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar!

***

(Bir alay karargâhının temel atma töreni esnasında bir koyunun temel için açılan çukura doğru, yere yatırılıp boğazından kesilmek üzere olduğunu gördüğü zaman, İran Şahı Rıza Pehlevi ile aralarında geçen konuşma):
Atatürk -Ben kana bakamam! Bir tavuğun dahi boğazlandığını görmeye tahammülüm yoktur.
Şahinşah -Ya bu kadar çok bulunduğunuz büyük ve kanlı muharebe meydanları?...
Atatürk -Ha, o başka meseledir; öyle yerlerde cesetlerin üzerinden atlayarak yürürüm. O bambaşka bir iştir.

***

Birçok zaferler kazandım. Fakat, bunların en büyüğünden sonra bile her akşam, savaş alanlarında ölen bütün askerleri düşünerek içimde derin bir keder duyuyorum.

***

Ben, muharebelerde dahi düşmanın üzerinde bir kin duymam; yalnız askerlik kurallarının tatbikini düşünürüm.

***

Ben başkalarının yaptığı ilkelere değil, ancak kendi ilkelerime uyarım.

***

Benim gözümde hiçbir şey yoktur; ben yalnız liyakat âşığıyım.

***

Hiçbir zaman şahsî gücenikliklerimi, birtakım olumsuz girişimlerle tatmine kalkmak adîliğine tenezzül etmem

***

Benim müstesna olduğuma dair bir kanım yoktur.

***

Ben ölürsem soylu milletimizin beraber yürüdüğümüz yoldan asla ayrılmayacağına eminim; bununla gönlüm rahat!


Mekanın cennet olsun Atam...
Biz her zaman yaptıklarına minnettar ve yapacaklarının sahibiyiz!



Atam Seni Saygı Ve Rahmetle Anıyoruz Mekanın Cennet Olsun..!

dünyanınn en büyük lideri,

TEK ADAM ATAM..!

 


wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Yaşamdan Kesitler >Aşk ve Sevgi üstüne >**TUT ELLERİMDEN**>
  30.Eki.2008 Per 23:45:09
fiogf49gjkf0d


HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

CAN YÜCEL



wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Mühim Mevzular >Politika, Tarih >BİR SAPIGIN ANATOMİSİ ( HÜSEYİN ÜZMEZ )>
  30.Eki.2008 Per 22:36:47
fiogf49gjkf0d
İnsanca Yaşam Derneğin den Başbakana tecavüzcüler hakkında ilginç bir teklif geldi.
Tecavüzcüler hadım edilsin teklifi. Siz olsanız bu teklife ne derdiniz?

Son günlerde küçük yaştaki çocuklara, cinsel istismar ve tecavüz olaylarının artması
karşısında bu suçu işleyenlere verilecek cezanın Hadım edilme olması teklifi geldi.
Teklifte aynı suçun 2. defa yapılması halinde böyle bir ceza olması öneriliyor.

213 hayat kadını arasında yapılan araştırmada da küçük yaşlarda bu tür istismarlara
Uğradıkları tespit edildi.

Avrupa da da uygulanan bu yöntemle Danimarka da suç oranı oldukça düşmüştü.

Hollanda, İtalya ve Almanya da meclis gündeminde görüşülmeyi bekliyor.
ABD’de 12 Eyalette uygulanıyor.

Böyle bir konunun halkoylamasına gitmesi durumunda Evet der misiniz


wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Kültür Sanat Hobiler >Müzik, Vido Klip, Playlist, Konser >Sevdiğimiz şarkı sözlerini yazalım... :)>
  7.Eki.2008 Sal 00:50:49
fiogf49gjkf0d
fiogf49gjkf0d

Deli Oğlan

Ne tarafa dönersem döneyim yüzünü görüyorum hep heryerde sen
Sırrını bilemediğim bir çekim var beni kıskıvrak ele geçiren
Düşünsem nolur düşünmesem, beni çılgına çeviren neydi
Dirensem nolur direnmesem tüm eşimi seçiyor haydi
Hadi deli oğlan hadi belime dolan
Hele bi öp bakalım kızı dudağından
Olur da hani bide denk gelirse dudaktan kalbine düşerse
Tenle yanar ruhla tamamlanır hele bide aşkla pişerse
Düşünsem nolur düşünmesem beni çılgına çeviren neydi
Dirensem nolur direnmesem kalp kalbi hisseder haydi
Hadi deli oğlan hadi belime dolan
Hele bi öp bakalım kızı dudağından
Olmaz mı olmaz mı hepi topu bu istediğim hayatta
Dene nolur dene nolur tutamam kendimi sen çıkardın baştan
Ateşe dans bu haydikaçırma şans bu haydi
Aşk tehlikeyi sever

Hadise ;)



wsirine

wsirine resimleri


Mesaj Gönder
Forum Başlıkları

 
  CC-Forum> Haber >!!! Son Dakika !!! >HAKKARİ DE HAİN SALDIRI:15 ŞEHİT:((>
  7.Eki.2008 Sal 00:25:23
fiogf49gjkf0d

prangaxxx nın açmış olduğu Turba ve Türkiye başlığı  tam 39 sayfa olmuş..Türbana göstermiş olduğnuz duyarlılığı, teröre gösterilmiyor olması çok düşündürücü geldi bana... günlerce turban için tartışan arkadaşlar neden sesinizi yükselmiyorsunuz? bu ülkede  hergün onlarca asker şehit oluyorken neden sessizsiniz hala? Şehitlerimiz için artık birilerinin birşeyler yapması gerekmiyormu? Yeter artık Uyanın...

ŞEHİTLERİMİZE

Vatan sağolsun

Adımız andımızdır

Vatan namusumuzdur

Ordumuz şanımız gururumuzdur

Toprağımız kutsal

Bayrağımız onurumuzdur

Özgürlük rumumuzdur

Cumhuriyet ilkemizdir

VARLIĞIMIZ TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN

16 Şehitimizin ruhlarına Yüce Allah tan rahmet dilerim..

 

<<12345678 9101112131415161718...20>>