ChatCity sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç ve kendi radyo yayınını yap

Forum sayfaları sohbet arkadaş sitesi ile oyun tavla ve okey oyna, sohbet muhabbet ortamını keşfet. Oyun, okey tavla oyna, kulüp aç erkek kız arkadaş bul


sohbet, okey, tavla, chat
26 Mayıs 2022, Perşembe 13:24   

 

ChatCity Forum
Chatcity Forumlarında mesaj yazmadan önce Forum Kurallarını mutlaka okuyunuz...

En İyiler  Son Eklenenler       
sohbet forum basliklari  CC-Forum> Geyik Muhabbet > Öylesine muhabbet
forum sohbet oyun basliklari
   Bizim Hikayemiz...
 <<1234567 89>>
Mesaj Ekle, sohbet ve oyun icin cagir
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

LANTIS

LANTIS resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
vip oyun sayfasi
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  8.Nis.2022 Cum 01:12:54sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
RMC :

Gece Nisan`ı bırakıp, Handan`ın evinin önüne vardıklarında saat 2 olmuştu. Bir süre sessizce arabada oturdular. Yorgunluk ve içkinin etkisi Handan`ın beynini buğulandırmış, düşünmesini engelliyordu. Tekin`i yukarı davet etmeli miydi, saatine baktı. "Gece 2`den sonra asla iyi bir şey olmaz!" diyen annesinin sesi bir an beyninde çınladı. Annesinin hayalini silmek istercesine başını salladı,

"Baksana neden..." diye Tekin`e döndü.

"Evde kim var?" diye sordu Tekin, Handan`ı duymamıştı bile, gözlerini balkona dikmiş dikkatle bakıyordu.

"Hiç kimse."

"Balkonda birisini gördüm."

"Ahh olamaz, balkon kapısını açık unutmuştum." diye panikle hatırladı Handan.

"Gel hadi birlikte çıkıyoruz." diye arabadan fırladı Tekin.

Tekin önde Handan arkasında kilidi açıp içeri girdiler. Açık balkon kapısından gelen sokağın gürültüsü dışında ev sessizdi, Tekin el yordamıyla ışıgı buldu ve açtı. 

Her şey yerli yerindeydi, el değmemiş gibiydi. Korktukları gibi, az önce bir hırsızın terkettiği yağmalanmış ev görüntüsü yoktu hiçbir yerde. Tekin balkonu da kontrol etti ve kapıyı kapattı.

"Birisini gördüğüme yemin edebilirim." diye söylendi.

O sırada Handan da gardırobunu kontrol ediyordu, hızlıca çantalarına ve ayakkabılarına göz gezdirdi, hepsi tamdı. 😂  "Perde... sanırım uçuşan perdeyi bir insan sandın. Sorun gözükmüyor." diye seslendi.

"Hayır... bir gariplik var bu işte. Handan, ben bu gece burada kalayım, en güveniliri bu olacak." 

Handan arkasını döndü " Tamam, içeçek bir şeyler koyayım ben." derken sesi istediğinden neşeli çıkmıştı. 😏

Döndüğünde Tekin kanepeye uzanmış, donuk gözlerle televizyon kanallarını dolaşıyordu, aklının hala balkondaki o gölgede olduğu belliydi.

Yavaşça yanına oturdu Handan. Yemekten beri kafasını kurcalayan o his, konuşması gerektiğini söylüyordu.

"Konuşmamız gerekiyor sanırım." diye ağzından döküldü sözcükler.

"Handan, benim de konuşmak istediğim bir konu var." derken yüzünden belli belirsiz bir gülümseme geçti. "Hani sana bahsettiğim bir asistan vardı ya okuldan. Mert. Hatırladın mı?"

"Hatırlamaz mıyım, şu gereksizce ukala olan çocuk. Ne olmuş ona?" diye sordu merakla Handan.

"Şey biz... biz birbirimizden hoşlandığımızı farkettik ve... birlikte yaşamaya karar verdik." dedi ve Handan`dan bir tepki beklercesine gözlerini gözlerine dikti.




(Geçmiş olsun, kısmet bu işler. )


Tekin...Tekin...Tekin... diye dürterken Handan bir anda Tekin uzandığı yerden irkilir ve zaman mekan bütünlüğünü kaybetmişcesine şaşkınlık içerisinde Handan` ın gözlerine bakar...

"Victoria Secret Yılbaşı Özel programına bakarken uyuya kalmışım" der ...

Handan da elinde papatya çayı "kebapçıda yediklerimizi sindirelim diye çay yapmıştım" der..

O gece sabaha kadar sohbet ederler, geçmişten bahsederler ve birbirlerine her saniye biraz daha yaklaşırlar....

Belki de birlikte adım atacakları uzun bir hikayenin temellerini atarlar, kim bilir...

Sabah uyandıklarında kahvaltı için güzel bir mekan seçerler.



sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

HurrosH

HurrosH resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katil
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  8.Nis.2022 Cum 02:50:43sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
Lantiscime baştan oku dedik, ortasından girip final yapmış.

Not: bu sadece kulis fikir beyanıdır, hikayenin devamı ile alâkası yoktur.
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

LANTIS

LANTIS resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
vip oyun sayfasi
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  8.Nis.2022 Cum 07:22:24sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
HurrosH :
Lantiscime baştan oku dedik, ortasından girip final yapmış.

Not: bu sadece kulis fikir beyanıdır, hikayenin devamı ile alâkası yoktur.

Yok final yapmadim alternatif hikaye ile devam yolu actim. Hangisinden ilerlerseniz :)
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

RMC

RMC resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katilozel odasi var sohbet icin kullaniyor
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  8.Nis.2022 Cum 14:09:06sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
😁 Lantis çabanı anlayışla karşılıyorum ancak...


papatya çayı ve `kebapçıda yediklerimizi sindirelim...` sözleriyle başlayan bir geceden romantizm çıkmaaaz 😀 

Unutun onu, Tekin`den bi cakık olmaz, çocukluk arkadaşı o.  Tekin denklem dışı.

Yeni karakter pls. 




sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

LANTIS

LANTIS resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
vip oyun sayfasi
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  8.Nis.2022 Cum 15:19:36sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
RMC :
😁 Lantis çabanı anlayışla karşılıyorum ancak...


papatya çayı ve `kebapçıda yediklerimizi sindirelim...` sözleriyle başlayan bir geceden romantizm çıkmaaaz 😀 

Unutun onu, Tekin`den bi cakık olmaz, çocukluk arkadaşı o.  Tekin denklem dışı.

Yeni karakter pls. 





Niye yahu nothing hill de asik olmadan once yaşanan en az 20 absürt olay sayabilirim:)

Benim kalemim sizin kadar iyi degil zaten tekini kurtarmak için bir çabaydı :)
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

LaL

LaL resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katilozel odasi var sohbet icin kullaniyor
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  8.Nis.2022 Cum 15:34:12sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
Handan ve Tekin beraber kaldıkları her gecenin sabahında olduğu gibi Ethem Efendi Kahvaltı`da alırlar soluğu. Caddeden güzelliği tam da anlaşılmayan muhteşem tarihi köşk, harika yeşil bahçesi ve doğa dokulu ambiyansıyla bu sıcak mekanda yine bazlamalı serpme kahvaltılarını söylerler. Handan bazlamasını menemene daldırıp ağzına atar ve ağzı yarı dolu "Dün gece neydi ya, rüya gibiydi. Herhalde bir kaç günlük uykusuzluk beni sersem etmiş. Dün geceye ait o kadar az şey hatırlıyorum ki, "dedi, Tekin, onaylarcasına başını salladı: "Gerçekten dün gece neler konuştuk hatırlamıyorum bile, en son galiba Alessandra Ambrosio kanatlarını çırparak üzerime doğru geliyordu... " der ve ikisi birlikte gülmeye başlar. 

Handan ve Tekin tüm kahvaltı boyunca tıpkı çocukluklarında olduğu gibi en sıcak ve en samimi halleriyle sohbet ederler. Handan son bir kaç gündür kafasını meşgul eden kuş figürünün verdiği sıkıntıyı deşarj edercesine gülmekten gözlerinden yaşlar gelmiş halde: "Çok güldük, çok ağlayacağız.. "der ve bu laf üzerine tekrar ikisi birlikte kahkahalara boğulurlar. 

Mekanda artık kahvaltı eden kimse kalmamıştır. Handan ve Tekin kahvelerini söylerler. Handan yüzünde kalan gülme ifadesiyle ciddi konuşmaya çalışır: "Tekin, İspanya`ya gidiyor muyuz?" Tekin tereddüt etmeden : "Benim canım arkadaşım isterse, ben onunla Madagaskar`a bile gelirim." der ve yine anlamsızca beraber gülmeye başlarlar. Handan yine ağzını toparlayarak : "Ben sana bu figürle ilgili bulduğum her şeyi maille atacağım, sen de biraz incele. Tüm gidiş organizasyonunu yapıyorum, sana haber vereceğim", der. 

Mekandan ayrıldıklarında Handan üzerinden sanki bin ton ağırlık kalkmış gibi rahatlamıştır. Sıcak bir aile ortamından uzak büyümüş bir kız çocuğu olarak, Tekin gibi güvenilir ve onu bu kadar iyi anlayan bir dosta sahip olduğu için ne kadar şükretse azdır. Artık Anser için harekete geçme vakti gelmiştir... 


sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

DawsonCreek

DawsonCreek resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  8.Nis.2022 Cum 20:47:57sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
(Maşallah her biriniz birbirinizden daha yazar her birinizi ayri ayri tebrik ediyorum hayal dunyaniza hayran kaldim. Lantis sende yazar sayilirsin. Şimdi ben ne yazarsam komik ve zayif kalacak sizin yazılarınız karşısında deneyelim)
Handan mail atmadan önce şöyle bir düşünür neler yapiyorum ben hayallerim yikildi oysa ben Tekin ile ah ah diye ic gecirir derken  arastirmaya koyulur handan ganim .. acaba gen ve hormon tedavisi mevcut mu bulundugum yerde der acaba Tekini tedavi edipte mi sonra gitsek Ispanyaya der . Düşünür de düşünür. ( Şimdilik bu kadar)
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

LaL

LaL resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey
vip oyun sayfasiozel karakter ile sohbete katilozel odasi var sohbet icin kullaniyor
sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  9.Nis.2022 Cmt 14:51:52sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
Ha ha ha Daws olaya tamamen bilimsel bir yaklaşım getirmiş. Ancak RMC Tekin`i Handan`a yar etmeyecek, bu belli. Ne yaparsak yapalım Handan ve Tekin bence imkansız ikililer. 

Bu arada esinpiri`ye çağrı: Hikayemizi RMC`nin soktuğu taşlı patikadan tekrar asfalta çıkarttık, lütfen geri dön 
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

esinpiri

esinpiri resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  11.Nis.2022 Pzt 19:36:01sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
LaL :
Ha ha ha Daws olaya tamamen bilimsel bir yaklaşım getirmiş. Ancak RMC Tekin`i Handan`a yar etmeyecek, bu belli. Ne yaparsak yapalım Handan ve Tekin bence imkansız ikililer. 

Bu arada esinpiri`ye çağrı: Hikayemizi RMC`nin soktuğu taşlı patikadan tekrar asfalta çıkarttık, lütfen geri dön 

işte bu konu, biyografi ve Teki`in GayRimeşru hevesleri 3 kez sil baştan yazmaya sebep oldu 
 Handan kötü yollara düşmeden olayı geliştireyim dedim 
çok yoğunum bu sıra gece gündür işlerle uğraşıyoruz ama bir yandan bakıyorum elbette.


bu arada LaL içim (dip not) istediğimiz yolu Arnavut kaldırımı yapabiliriz Lal`cim. ondan kaçtığım düşünülmemiştir herhalde  
sohbet forum arkadaş cagir

forum arkadaş sohbet linki

esinpiri

esinpiri resimleri ve sohbet sayfasi forum oyun tavla okey

sohbet icin online durumu
Mesaj Gönder
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

 oyun sohbet linki, arkadaş tavla okey sayfasi  11.Nis.2022 Pzt 19:36:45sohbet oyun linki
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle

Handan mailleri gönderdikten sonra balkona çıktı ve ayakta dururken dışarıyı izlemeye başladı. Bir süre bu şekilde yaşadıklarını düşündü, telefonun çalmasıyla bir anda dalgın halinden kurtuldu.  “Yoksa gideceğimi mi öğrendin” diyerek açtı telefonu. Karşıdaki ses, “Aaa… ben de bil bakalım şu an elimde ne var diye soracaktım ama senin soru daha ilginçmiş… Hayırdır? Nereye gidiyorsun bakalım?” dedi.  Handan gülerek, “elinde ne olduğunu söylersen düşünürüz şekerim” diye cevap verince gülüştüler.

“Yaklaştın!” Dedi telefondaki ses. Handan birkaç saniye sessiz kalıp, “yaaa!..  Badem şekeri mi Nilay?..” dedi.

Nilay, Handan’ın çocukluk arkadaşlarından biriydi, iç mimarlık yapıyordu.

“Evet canım, ne zaman görsem aklıma sen geliyorsun. Şimdi söyle bakalım nereye gidiyorsun?” Diye sorarken, telefonun diğer ucundan çekmece açıp kapatma sesleri gelmeye başladı. Bu seslerden durumu anladı ve “Sende mutlaka vardır diye söyledim, yoksa söylemezdim. Canın çekmiştir şimdi, üzüldüm bak,” dedi Nilay.

 Handan derin bir nefes alarak “Olmadığını biliyorum ama yine de şansımı bir deneyeyim dedim. Neyse, konuyu değiştireyim en iyisi” dedi ve yine güleç bir sesle “yoksa çıkıp nöbetçi badem şekercisi bulmak zorunda kalabilirim,” dedi. Gitme hikayesini bütün detayıyla anlatmaya başladı. Nilay anlatılanları çok ilgi çekici buldu ve “Ben de gelmeyi çok isterdim, ama bitirmem gereken bir sürü iş var. Hatta şu anda bir yandan seni dinlerken, bir yandan da -“ Derken ses birden kesildi. Nilay’ı tekrar aradı Handan ve operatörün “aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor” sesini duydu. Bir an gözleriyle odayı taramaya başladı. “Bir şey mi oldu acaba?” diye düşünürken konuşmalarının uzun sürdüğünü hatırladı ve  “Muhtemelen şarjı bitmiştir” diye mırıldandı.

Tekrar Balkona doğru yönelirken telefonu çalınca hemen açtı ve “Şarjın bitti değil mi? Bensiz badem şekeri yersen böyle lafın yarım kalır,” dedi ve gülüşmeye başladılar.

Bir an gülüşüne eşlik eden sesin Nilay’a ait olmadığını anladı ve telefonu uzaklaştırarak ekrana baktı.

Ekranda Tekin yazısını görünce telefonu tekrar kulağına götürdü. Bir yandan gülerken “doğru zamanda aradım galiba. Kim bu sensiz badem şekeri yiyen yaramaz,” dedi Tekin.

Handan’ın yüzünden utangaç bir tebessüm belirdi. “Nilay ’la konuşuyorken telefon kapandı, sen arayınca o sandım,” dedi.

“Ben de Anser’i araştırmaya başlar başlamaz enteresan bir şey öğrendim, o yüzden aradım seni. Yakın zamanda ispanyadaki müzeden çalmaya çalışmışlar, haberin var mıydı bundan?”

“Hayır,” dedi Handan. “Daha cevabını bulamadığımız bir sürü şey varken yenileri ekleniyor. Kimin ne işi olabilir ki acaba?

Bu konu devam ederken yirmi dakika kadar olmuştu ki, birden konuyu değiştirip “aklıma gelmişken, senin kapının önündeki paspası ne yaptın? Geçen geldiğimde yoktu,” dedi Tekin.

“Hangi paspas?” diye sordu Handan.

Tekin ciddi bir tonla, “Senin kapının önünde kaç tane paspas var?” dedi.

Handan’ın kafasında soru işaretleri dolanırken, kendinden emin olmayan bir ses tonuyla “Hayır ya, olmasa bugün geldiğimde fark ederdim herhalde,”

“Bir bak bakalım” dedi Tekin.

Handan kapıya doğru hızlı adımlarla yürüdü ve acaba yanılıyor muyum düşüncesi ile kapıyı açtı.

“İnanmıyorum ya… nasııll?”  dedi

Tekin o sırada gülerek “söylemiştim ben sana, gördün mü?”

 “Teşekkür ederim… bugün daha iyi bir sürpriz olamazdı herhalde…

E peki sen neredesin,” dedi Handan. Başını dışarıya doğru uzatıp sağa sola baktı, sonra eğilip kapının önünde duran şeffaf kapaklı, içi badem şekeri dolu kutuyu aldı.

“Hani neredesin? Hem sen ne ara geldin?“ dedi.

“Sana afiyet olsun, ben ayrıldım bile,” dedi Tekin.

Handan o sırada kapıyı kapatırken “aklıma ne geldi biliyor musun?”

“Evet,” dedi Tekin.

Handan Tekin’in boş bir anına denk geldiği için söylediğini düşünerek tebessüm etti. “Söyle bakalım o zaman”

 Durgun bir sesle, “Handan, sana bir şey itiraf edeyim mi?” dedi Tekin. Handan’ın telefonundan gelen seslerden badem şekerini yemeye başladığı belli oluyordu.

“O hatırladığın şey var ya, “Hani lise zamanlarımızda bana bahsettiğin, her haftanın bir günü kapına bir not ile birlikte bırakılan çiçekler…

Badem yeme sesi birden kesildi.  “Sanıyorum bu olayı ne kadar kolay hatırladın diye sormam biraz safça kalacak. Peki neden daha önce söylemedin bunu ya da neden birden her şey kayboldu?”

Tekin birkaç saniye sessiz kaldı ve “söyleyemedim çünkü en azından seninle sohbet edebiliyordum. Bir daha görememe riskine giremezdim.” Ama artık çiçekleri göndermemin sebebi tabii ki bu değildi.  İçinde ben olmasan bile, birazcık olsun mutlu olmana sebep olmak, seni mutlu görmekti amacım.  Göndermemin sebebi buydu ama artık gönderemeyişimin nedeni daha farklı tabi…”

 Handan’ın merakı kendini geçmişin sokaklarında gezdiriyordu. “Neydi?” diye sordu.

“O zamanlar hafta başladığı zaman, çiçeği bırakacağım zamana kadar benim için çok telaşlı geçiyordu. Bir yandan en mutlu olmanı sağlayacak cümlelerin ne olması gerektiğini seçmeye çalışırken, bir yandan da hangi çiçekler seni daha mutlu eder, sıradanlığın dışına çıkar diye; bırakmadan önce defalarca o anı tekrar tekrar yaşıyordum…

 Mert ağabeyin o zamanlar iş için yurt dışına çıkmamıştı henüz, beraber yaşadığınız zamanlar...   Her seferinde farklı bir gün bırakıyordum ki sana ya da ağabeyine yakalanmayayım. Sanıyorum o’da yirmi beş yaşlarındaydı. İşe gidiş saatlerini bile ezberlemiştim. Muhasebecinin yanındaydı o zamanlar. Çiçeği bırakmak için son geldiğim gün bir saat fazladan bekledim ama çıkmamıştı Mert ağabeyin.  O güne kadar da hiç geç çıktığını görmedim, herhalde ben gelmeden önce çıktı diye düşündüm. Pencereye bakındım orada mısın diye, çünkü bazen pencerede oluyordun. Hazırladığım çiçeği ve kâğıtta yazan dörtlüğü usulca kapının önüne bıraktım.  Arkamı dönüp tam üçüncü adımımı attım ki apartmandan sesler geldi, ben de geri almak için fırsat olmayacağını anlayınca kendimi yan bahçeye attım.”  Handan merakla devamını dinlerken hiç sesi çıkmadığı için, Tekin bir an kendi kendime anlatıyor olabilir miyim acaba diye “orada mısın?..” dedi.

“Ben bulmadığıma göre, kimdi söylesene? hadi meraklandırma,” dedi Handan.

“Ne yazık ki Mert ağabeyin buldu,” dedi Tekin. “Çiçekle kâğıdı yerden aldı, sağına soluna baktı, sonra dönüp sizin binaya doğru baktı. Yüz ifadesinden anladığım kadarıyla, sanki kimin için olabilir diye düşündü, senden başka biri olamayacağı için de muhtemelen yukarı çıkacaktı ama geç kaldığı için erteledi.

Handan bu işte bir yanlışlık var diye düşündü ve “Öyle bir şey olsa mutlaka haberim olurdu, çünkü

Mert Ağabeyim böyle bir şeyi asla es geçmez, mutlaka gelip sorardı. Kaldı ki apartmanda benden başka genç kız da yoktu ki.  Emin misin Tekin?”

Tekin gülerek, “daha bitmedi ki,” dedi.

“Başka ne olmuş olabilir ki? Gidip Handan’a bir şey söyleme diye tembihlemiş olamazsın ya? Yoksa tehdit mi ettin ağabeyimi?” diyerek güldü.

Tekin de gülerek, “hiç sorma, o anın paniği ile nasıl çözebilirim diye düşündüm. Her şey bir yana senin üzülmene sebep olmak vardı bir de işin ucunda… Doğruca eve koştum. Yedekte duran çiçeklerden bir tane aldım, notun aynısından birkaç tane yazıp içlerinden en güzel yazdığımı alıyordum genelde, onlardan birini aldım, abinden önce çalıştığı yere vardım ve kapının girişine aynı şekilde bıraktım.  Tabi anahtarın onda olması da benim için büyük bir şanstı tabi,” dedi.

Handan hayretler içerisinde, “o kadar süre içerisinde bunu nasıl düşünebildin? işin içinden çıkamamıştır muhtemelen. Kim bilir neler düşündü o sırada… O değil de bulduğu zamanki yüz halini görmeyi çok isterdim deyince gülüşmeye başladılar…  

“Bu kadar zaman sonra bunları öğrenmek de gerçekten çok değişik bir duygu,” dedi Handan

“Bir yandan da bu konu hakkında başka ne söyleyeceğini bilemedi. Bu yoğun duygu geçişleri epey yormuştu Handan’ı.  “Belki çok gecikmiş bir karşılık olacak ama, göstermiş olduğun bütün incelikler için teşekkür ederim,” dedi.

Bu sözü duymak Tekin’i duygulandırdı ve “Geç kalmış değil, senin her mutlu oluşun, benim için peşin bir teşekkürdü,” diye cevap verdi

Birkaç saniye sessizlik oldu. Handan’ın esnemesi duyuldu telefondan. “İstersen sen biraz dinlen artık, sonra devam ederiz 0lır mu dedi Tekin.

İyi geceler dileyip telefonu kapattılar.

 

Bir hafta boyunca tekin araştırmalara, Handan hazırlıklara devam etti. Vizeler çıktı ve gidecekleri gün geldi. Handan Tekini aradı ve “Havaalanında buluşuruz, Fotoğraf makinemin lenslerinden biri orada kalmıştı, almaya fırsat olmadı. Ben alıp oradan geçeyim,” dedi. “İstersen ben alabilirim orada teslim edebilecek biri varsa,” dedi Tekin. Handan bir yandan bavulunu indirirken, “hayır, sen direk geç, ben alırım, hafıza kartını da alacağım, bulamazsınız,” diye cevap verince “tamam o zaman, orada görüşürüz” deyip telefonu kapattı tekin.

Handan taksi beklerken çantasındaki anneannesinin işlemiş olduğu yazmayı çıkardı ve çıkmış olduğu bu bilinmez yolculukta kendisini motive etmesi, aynı zamanda da anneannesini yanında hissetmek için fular olarak boynuna bağladı.

Taksi şirketin oraya vardı. Handan kapıyı açtı, o sırada şoföre dönüp” biraz beklerseniz bir şey alıp çıkacağım,” dedi.  Taksi şoförü kafasını sallayarak “Tamam abla sorun yok, bekliyorum.”

Yedi katlı cam giydirmeli bir binanın eksi bir, zemin ve birinci katları çalıştığı şirkete aitti. En alt katı stüdyo olarak kullanılıyordu, giriş kat toplantı odaları ve ekipmanlar, üst katta da çalışma masaları vardı. Patron Yüksel beyin de aynı kattın girişinde camekan ofisi vardı. Handan giriş bankosundaki Nihal’e selam verdi. Otuz yaşında, kumral, küt saçlı ve kahverengi gözleri olan bir çalışma arkadaşıydı. “Sen bugün gitmiyor muydun,” diye seslendi Nihal. Handan bir yandan merdivenleri çıkmaya başlarken, “evet canım, bir şey alıp çıkacağım” diye cevap verdi. Üst kata çıktığında, hemen karşısındaki cam ofis yedi adım uzaklığında duruyordu.  Birkaç adım attı o sırada sol tarafında, elindeki bant ile uğraşan stajyer Sinan’ı gördü. Sinan, sarışın ela gözlü, 1,70 boylarında ama zayıf bir çocuktu.  Başını sağa çevirdiğinde Yüksel beyin biri ile telefon görüşmesi yaptığını gördü ve oyalanmamak için fark edilmeden geçmeyi deneyecekti.

O sırada gözüne masasındaki fotoğraflar çarptı. Donup kaldı bir an. Büyütülmüş fotoğraflarda, geçen gün Tekin ve Nisan’la birlikte yedikleri yemeğin fotoğrafları çekilmiş, hatta balkonundayken çekilmiş fotoğrafın da yarısı görünüyordu. Bir an “neler oluyor?” diye düşündü Handan. O sırada yüksel ile göz göze gelmemek için arkasını döndü. Aslında hemen içeriye girip “bunlar ne!” diye sormak aklına gelse de bu hakkının her zaman olduğunu düşünerek, gerçeklerin saklamaması için ne konuştuğunu öğrenmek daha mantıklı geldi. Hem fazla vakti de yoktu. O esnada Sinan fark edince gözleri büyüdü birden. Sinan’ın gözleri büyüdü ve o sırada Handan’ın çantasında bir şey aradığını gördü. “Yüksel Bey!” diye seslendi. Masadaki fotokopi çekilmiş kağıtları kaldırıp “bundan kaç tane olacaktı?” diye sordu. Yüksel bey başını kaldırdığında Handan’ı fark eder etmez, Fotoğrafların olduğu yere hiç bakmadan arkasını çevirdi ve şaşkın olduğunu fark ettiği yüz ifadesi tebessüme döndü ve telefondaki kişiye “bir dakika bekleteceğim,” dedi. o esnada Handan içeri girip, “Yüksek Bey; merhaba.  Makinemin lensini unutmuşum, geçerken alayım dedim. Siz devam edin, çantam bir dakika dursun lavaboya kadar gidip geleyim” derken; ses kaydı açtığı telefonu yüz üstü sehpanın üstüne, çantasını da koltuğun üzerine bıraktı.  

Yüksel “tamam” anlamında gözlerini kapatıp açtı. Handan lavaboların olduğu yere gidip biraz oyalandı. Sonra kurutma makinesini çalıştırıp çıktı. Geçerken masasından makinesinin lensini ve hafıza kartlarını aldı.  Yüksel görüşmeyi bitirmiş ayakta bekliyordu. Handan ofise girince gördüklerini belli etmemek, hem de eski eski samimiyeti devam ediyormuşçasına ”görüşmek üzere Yüksel bey”  diyerek gözlerini çantasının olduğu yere kaçırdı ve telefonu çantasına koydu, dönerek sahte bir tebessümde bulundu. Yüksel bir yandan kafasını aşağı yukarı sallayarak, ”güle güle Handan. Üç haftayı geçmez değil mi? Sensiz yapamayız biliyorsun,” dedi. Handan gözlerini kırparak, “elbette. Ama uçağı kaçırırsam öyle bir şeye ihtiyaç kalmayacak,” diyerek ofisten ayrıldı. Taksiye vardığında taksici aracın dışında yaslanarak bekliyordu. “Abla bu kadar süreceğini söylesen bir iki müşteri daha bırakırdım ben,” dedi. Handan kapıyı açtı,” işim biraz uzadı kusura bakmayın, zaten taksi metre beklerken de yazıyor değil mi?” dedi ve kapıyı çekti. Taksi yola çıkarken, hala devam eden kaydı durdurmak için çantasından telefonu çıkarırken bir eksik fark etti. Kaydı durdurup tekin i aradı.

Tekin telefonu açınca” neredesin, vardın mı,” diye sordu Handan.

“Beş dakika sonra oradayım, sen vardın mı yoksa?” dedi Tekin.

Handan iç çekerek,” sana kötü bir haberim var.”

Tekin, sanki gideceklerine mâni bir durum olduğunu hissederek aracı sağa yanaştırdı, “Ne oldu?” diye sordu.

Baş parmağı ve orta parmağı ile şakaklarından tutarak, “en önemli şeyi almamışız. Anneanneme gelen mektup evde kalmış. O olmadan adresi bulamayız. Her şey üst üste geliyor, bir bu eksikti. Ben dönüp alıyorum sen orada beklersin,” dedi.

“Olmaz!” dedi Tekin. Sen taksiyle bavullarla uğraşırken yetişemezsin. Senin yedek anahtarın hala su saatinin orada duruyor mu?” diye sordu. “Evet” dedi Handan.

Tekin hemen aracıyla devam ederek, dönüş yoluna doğru yöneldi, “Tamam hadi orada görüşürüz” dedi.

“Dur Kapatma!” dedi Handan. Zarfı en son kütüphanedeki Darası alınmış Mutluluklar kitabının içine koymuştum,” dedi.

“Tamam,” dedi Tekin. “İyi ki söyledin.”

 

Handan havaalanına vardı, güvenlikten geçtikten sonra sıraya girdi ve telefonu çıkarıp Tekin’i aradı.

Telefon defalarca çaldı ama Tekin bir türlü cevap vermedi.  Çünkü, o esnada patlamış tekerine çözüm üretmeye çalışırken telefonu araçtaydı. Tekin, Handan’ın “bugün her şey ters gidiyor” sözüne artık kendisi de katılıyordu ama Handan evhamlanmasın diye durumu söylemeden çözmeye çalışıyordu.

Tekin sorunu çözdü ama zaman olmasını istediği kadar geniş değildi.  Handan’ın cevapsız çağrısını görünce geri aradı. O sırada Handan da Nisan’la konuştuğu için meşgul çaldı. 

O konuşmada Handan Nisan’a “Ben bindim bile. Benim yüzümden yetişemeyecek galiba. Aradım ama koşuştururken duymuyor sanırım. Acaba insem mi ben de?” dedi.

“Olur mu öyle şey, iki bileti de yakmaya ne gerek var. Yetişemezse peşinden gelir, yapacak bir şey yok. Hem ben de ararım şimdi, belki de varmıştır. Uçağa alırlarsa tabi,” dedi Nisan

“Tamam bekliyorum o zaman” derken, aklında da telefon ne kaydetti acaba diye geçti.

Handan ses kayıtlarını açarken, Tekin de o arada meşgul çaldığı için mesaj gönderiyordu Handan’a…

 Ses kaydını başlattı. “Dakika dursun, lavaboya kadar gidip geleyim” diye kendi cümlesinin sonuyla başladı kayıt. Peşinden sehpaya koyarken çıkan hışırtılı sürtünme sesi geldi.  Sonra “hıhı” diye yüksel in sesi geldi derinden. Tekrar “Hıhı” diye bir ses geldi ama bu ses daha net duyuldu.

Birkaç saniye sonra aynı hışırtı sesi peş peşe duyuldu. Handan sesin neden bu şekilde olduğunu düşündü ve şüphelerinde haklı olduğunu anladı. Bu sırada Handan’ın “görüşmek üzere Yüksel bey” sözü duyuldu ki- o esnada uçak kalkışa geçeceği için telefonların kapatılması istendi.

Dudaklarını içe büküp “yetişemedi,” dedi. Mecburen telefonun kapatma tuşuna basılı tuttu

Ve tam kapanırken bir mesaj iletisi yazdı.

Uçak kalkışa geçti ve Handan, “maceraya gidiyoruz dedik ama asıl macera buradaymış” diye düşündü.

Sonunda beklediği an gelmişti Handan’ın. İspanya’ya iniş yapmıştı Uçak ama düşündüğü şekilde gelişmemişti hiçbir şey.

İner inmez çantasını açtı ve içinden mp3 ünü çıkardı. Kulaklığı taktı ve play tuşuna bastı. Bir yandan bavullarını almak için yürüyordu, bir yandan da dinliyordu.

Kulaklıktan, “Yüksel Bey! bundan kaç tane olacaktı?” diye ses geldi.

İşi riske atmamak için çantasını kurcalarken Mp3 ün kayıt madunu da açmıştı Handan.

Sonra kaydı ileri alıp hışırtının olduğu yere aldı. “Hıhı” diye ses geldi yine önce, sonra daha yakından bir “Hıhı” sonra “Şaduman Hanım Handan geldi! Bilmiyorum, havaalanında olması gerekiyordu ama makinemin lensini unuttum dedi. Bu arada sanırım fotoğrafları gördü. Çünkü buraya telefonunu kayıt modunda bırakmış.  Lavaboya gidip geleceğim dedi. ben konuşmadan önce durdurdum merak etmeyin ama çıkabilir şimdi. Ben sizi sonra ararım efendim” sesi duyuldu ve bir süre sonra

“görüşmek üzere Yüksel bey”  sesi duyuldu. Handan işittikleri karşısında nasıl bir şeyin içine düştüğünü anlayamadı birden. ”Ben Yüksel’le  nerede tanıştım?” diye düşündü ve aklına sanat galerisinde tanıştığı geldi. Ve bu arada düşündü ki, “Şaduman isminde tanıdığı tek kişi halasıydı”

Bir yandan yürürken bir yandan da Mp3 ü tutan elleri titriyordu. Bavullarını alacağı yere geldi. Beklerken karşı tarafta, 40 yaşlarında hasır şapkalı, turuncu gömleğinin arasına gözlüğünü iliştirmiş bir adam gözlerini dikmiş ona bakıyordu. Sanki boynundaki fular dikkatini çekmiş gibi hissetti. Rahatsız oldu ve yan tarafa doğru geçti. O sırada telefonunu çıkarıp, orada birini bekliyor, telefonla konuşacakmış gibi davranmak istedi. Telefonunu açtı, son mesaj Tekin’den gelmişti.

Mesajı açtı. “Handan evine birileri girmiş”

CC sohbet icin buraya
 <<1234567 89>>
Mesaj Ekle, arkadaş oyun sohbet icin cagir